Salı , 23 Ocak 2018
Son Eklenenler
Anasayfa » Şehitler » Mustafa Çamran » AŞKIN TİMSALİ :MUSTAFA ÇAMRAN
AŞKIN TİMSALİ :MUSTAFA ÇAMRAN

AŞKIN TİMSALİ :MUSTAFA ÇAMRAN

Hüseyni bir yiğidin sesi geliyor geçmişten bugüne. Uyandırıyor ümmeti sessizliğiyle, figanıyla , masumiyetiyle, imanıyla ve takvasının sonucu olan  Allah yolunda döktüğü kanıyla.Bilinçli bir seçim ile şehadeti seçerek, özgürlük  naraları atıp kendi benlik bataklığından çıkamayan milyonları uyandırıyorsun.Ey Çamran, özgürlüğe yükselmiş ruhuna vücudundaki her bir yara şahitlik ediyor. Şahitlik ediyor düşmanın her bir darbesi, şahitlik ediyor kanının her bir zerresi.

Şahidiz ey Şehid;

Şahidiz asıl yaşama, ölüm ile başladığına

Şahidiz benlik ve dünya zindanlarından kurtulduğuna

Şahidiz bulunduğun durumun zorluğuna, çektiğin acıların dayanılmazlığına

Şahidiz gece münacatlarına,yakarışlarına ve dualarına

Ve kanın zaferinin müjdecisidir, üzerine düştüğün toprak özgürlüğünün habercisidir.

Şehid Doktor Mustafa Çamran Üniversiteyi bitirip Amerika’ya gider ve orada Elektro-Fizik üzerine doktorasını tamamlar. Amerika’da yaşamına devam edip , sıkıntılardan kaçma fırsatı vardır ama bu seçeneği düşünmez bile. Ülkesine doktorasını tamamladıktan sonra geri döner. Bir bakarsınız şaha kaşı gösterilerde bulunulan ‘15 hordad’ kıyamındadır , bir bakarsınız Filistin sorunuyla ilgilenmek için Lübnan’dadır.Gittiği her yerde bilinçli bir Müslüman kimliğiyle hareket etmiş hatta Amerika’da yaşadığı dönem içerisinde ‘Müslüman Öğrenciler Birliği’ni kurarak İslami çalışmalara öncülük etmiştir. İnkılap sonrası ülkesine dönmüş, İmam Humeyni(r.a) tarafından ‘ Savunma Konseyinde’ İmam’ın temsilciliği görevine atanmıştır. Bir müddet sonra da ‘İslami Şura Meclisi’ne milletvekili olarak seçilmiştir.

Sonra ne olur? Milletvekilliğine kadar gelmiş bir Doktor’dan nasıl davranmasını beklersiniz? Beklentilerin tam tersini yapar ve İran-Irak savaşının başlamasıyla cepheye koşar. Şehadet aşkıyla yanan bir insandan da başka ne beklenebilir ki? Siyasi hayatına devam etme yolu açıkken ve devam etmesi halinde de daha üst mertebelere gelme ihtimali yüksekken cepheye gitmeyi şehadet ümidini taşıyarak tercih eden bir yiğidin adının hala canlı kalması nasıl şaşırtır ki bizleri?

İşte özgürlükte tam da anlamına burada kavuşmuş oluyor. Maddi ve nefsi isteklere karşı bilinçli ve şuurlu bir itiraz. İşte burada ortaya çıkıyor iman ve ihlas.  Yaşayan ölü ruhlara şöyle sesleniyor Çamran içindeki alevlerin yanardağına döndüğü bir vakit:

‘ Bu salonlar, bu arabalar, bu uçaklar, bu mahluklar…Hepsi bana yabancılar. Şehitlerin toprağa akıttıkları kanları, içimdeki benliği öldürüyor. Yaralıların çığlıkları, dertlilerin inlemeleri, dul kadınların ah’ları, heva ve hevesimi öldürüyor.

Kalbi kırıkların gözyaşları, ruhumu pak ve temiz kılıyor. Yiğitlerin cesaret dolu fedakarlıkları, insaniyetin mukaddes hedefini nazarımda anlamlı kılıyor.’

Nasıl bir yolun yolcususun ki ölümün bile bir mesaj içeriyor.Bu nasıl bir dava ,bu nasıl bir sorumluluk bilincidir ki yaşamınla uyandırdığın binler ölümünle milyonlara ulaşıyor ? Nasıl bir yakin derecesindesin ki, bu yola bedenini zaferinin garantisi olarak takdim ediyorsun ? Ve bu nasıl bir ölümdür ki bütün alem hayran olup izliyor?

O yol güzel ölme sanatının mimarı Hüseyin’in yolu …

Ali Şeriati senin öğretmenin Hüseyni şöyle anlatıyor;

‘Büyük şehadet öğretmeni şimdi kalkmış, cihadı güç yetirmeye bağlayarak, üstün gelmekten yenmeyi anlayan herkese şehadetin bir yenilgi, bir kayıp değil; tersine bir ‘seçim’ olduğunu; mücahidin zafere, ancak kendisini özgürlük ve aşk mihrabında kurban ederek ulaşacağını öğretmek üzere yola çıkmıştır.

 Ademoğullarına yaşamayı öğreten Adem’in varisi, insana nasıl yaşaması gerektiğini öğreten büyük peygamberin varisi Hüseyin, şimdi kalkmış insanlığa ‘‘Nasıl ölmesi gerektiğini’’ öğretiyor.’

O ne güzel bir öğretmendir ve sen de ne güzel bir öğrenci…  Şehadetinin  35. Yıl dönümünde hareket eden ölülerden yaşayan şehide selam olsun.

Şehidin  gözyaşı üzerine yazdığı şiirden bir kesit;

‘Gözyaşı benim Allah’a olan deruni münacatımdır.

Gözyaşı ruhumun en mukaddes selamıdır.

Gözyaşı aşk ve muhabbet ağacını suladığım pınardır.

Gözyaşı  zeminin semaya selamıdır.

Gözyaşı semanın zemine hediyesidir.

Gözyaşı bedenimin ruhuma selam ve tehiyyatıdır.

Gözyaşı içimdeki şelalenin sesidir.

Gözyaşı Yüce Allah’ın dergahına olan tövbemdir.

Gözyaşı ruhumun ve kalbimin huzur ve istirahatıdır.’

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz