Çarşamba , 13 Aralık 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Faydalı Sayfalar » Analiz » Atwan: İsrail’in Hizbullah korkusu en üst düzeyde / Direnişin dağların 50 metre altında füze tesisi var
Atwan: İsrail’in Hizbullah korkusu en üst düzeyde / Direnişin dağların 50 metre altında füze tesisi var

Atwan: İsrail’in Hizbullah korkusu en üst düzeyde / Direnişin dağların 50 metre altında füze tesisi var

İsrail askeri liderliği ve özellikle İsrail istihbaratını endişelendiren önemli bir nokta var. Hizbullah’ın artık İran’dan füze ithal etme ihtiyacı kalmadı. Hizbullah artık füze teknolojisine ciddi bir etkinlik düzeyinde sahip. Dağların en az 50 metre derinliğinde, Güney Lübnan dağlarında füze üretim merkezleri inşa etti. İsrail bu füze üretim merkezlerini ne ortadan kaldırabilir ne de imha edebilir.

Abdulbari Atwan’ın video yorumu

Herkese hayırlı günler diliyorum. Bugünkü haftalık buluşmamızda, yakın gelecekte ana başlıklarda yer alacak bir mevzuyu konuşacağız. Bu hafta Katar ve kardeşlerinden bahsetmeyeceğim, diğer buluşmalarımızda o konuya geri döneceğiz. Bugün, İsrail’in geleceğe dair endişelerinden ve korkularından bahsedeceğiz. İsrail hakiki bir korku içerisinde. Filistin yönetiminden kaynaklı bir korku değil bu, Hizbullah kaynaklı bir korku. Bölgede kendini güçlü bir şekilde dayatan İran-Irak-Suriye-Hizbullah ekseni kaynaklı bir korku.

İsrail, Hizbullah tarafından, kendisine çok şey kaybettirecek bölgesel bir savaşa çekilmekten endişe ediyor. Savaş olması durumunda Lübnan altyapısını yıkmakla tehdit etmesi İsrail’in gücünü değil, korkusunu gözler önüne seren bir delildir. Bu hafta garip bir fotoğraf dikkatimi çekti. Fotoğraf, İslami Direniş Hareketi Hamas’ın askeri kanat lideri Salih Aruri ile İran İslami Şura Meclisi başkan danışmanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın, Dahiye yakınlarında ve Beyrut’un kalbindeki İran büyükelçiliğindeki görüşmesinden. Bu fotoğrafın anlamı nedir?

Yerleşimcilerin 2014’te benzin içirerek, içten ve dıştan yakarak idam ettiği Filistinli Muhammed Ebu Hudayr’in intikamını almak için 3 yerleşimciyi kaçırıp öldüren eylemi yöneten Salih Aruri, Hamas’ın Batı Şeria’daki askeri operasyonlarından sorumlu. Türk yetkililer, Türkiye’den uzaklaşması talebini kendisine ilettikten sonra Salih Aruri aleni bir şekilde Beyrut’ta görüşmeler gerçekleştirdi. Özellikle Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin ardından Usame Bin Hamdan’ın da içerisinde olduğu heyete liderlik eden Salih Aruri’nin, Abdullahiyan ile Beyrut’ta açık bir şekilde bir araya gelmesi, İran İslam Cumhuriyeti ile İslami direniş hareketi Hamas arasında tam bir koordinasyon sürecinin başladığını gösteriyor.

İran, İsrail’e “Batı Şeria’ya geliyoruz, Direniş geliyor” mesajını vermek üzere kendisi bu fotoğrafı sızdırdı. İsrail, özellikle son dönemde Aksa ve işgal altındaki Kudüs’te zaferle taçlanan askeri hareketlilikten İran ve Hizbullah’ı sorumlu tutuyor. Bir diğer nokta ise Salih Aruri’nin liderliğindeki Hamas heyetinin Tahran ziyareti. Ayrıca teyitli bir kaynaktan Hamas’ın ve siyasi bürosunun yeni başkanı İsmail Heniyye’nin önümüzdeki günlerde İran’ı ziyaret edeceğini öğrendim. Bu haberler İsrail’i endişelendiriyor, kriz geçirtiyor. Hamas’ın eski hattına geri dönmesi, Direniş ekseninde yer almak istemesi, Hizbullah ve İran ile koordinasyona geri dönmesi İsrail’i çok korkutuyor.

İran’dan bahsettiğimiz zaman kalkıp İran Mecusi, İran rafizi falan filan diyorlar. Geçenlerde İstanbul’da Adil Cubeyr’in Muhammed Cevad Zarif ile bir araya geldiğini gördük. Peki neden Hamas İranlılarla bir araya gelemesin? Neden İranlılarla koordinasyon halinde olmasın? Önümüzdeki sürecin sloganı bu olacak.

Vurgulamak istediğim bir diğer önemli nokta var. İsrail askeri liderliği ve özellikle İsrail istihbaratını endişelendiren önemli bir nokta var. Hizbullah’ın artık İran’dan füze ithal etme ihtiyacı kalmadı. Hizbullah artık füze teknolojisine ciddi bir etkinlik düzeyinde sahip. Dağların en az 50 metre derinliğinde, Güney Lübnan dağlarında füze üretim merkezleri inşa etti. İsrail bu füze üretim merkezlerini ne ortadan kaldırabilir ne de imha edebilir. Çünkü bu merkezler Güney Lübnan dağları ile korunuyor. Lübnan’ı ve güneyini bilmeyenler olabilir. Ben o dağlara gittim. Mlita beldesine de gittim. Oraları iyi bilirim. Mlita beldesinde, 34 gün süren kararlılıktan sonra İsrail’e karşı zafer kazanılan ve İsrail’e ders veren 2006 savaşının müzesi var. İmha edilmiş İsrail Markawa tanklarını da gördüm. Hizbullah savaşçılarının bu dağlarda kazdığı tünelleri de gördüm. Hamas’ın da tünel ve tünel teknolojisini Hizbullah’tan öğrendiğini düşünüyorum. İran, gelişmiş ve ileri düzeydeki füze teknolojisini Hizbullah’a verdi. Bu füzeler, kuzeyde Nakura’dan güneyde Um El-Rişreş’e kadar olan bölgeyi kapsar şekilde İsrail derinliklerini vurabilecek teknolojiye sahip. Hakikat bu. İsrail bu füzelerin, İsrail kara savunma sistemlerini -Misal Demir Kubbe- yarıp geçebileceği endişesini taşıyor. Ve bu füzeler bu savunma sistemlerini yarıp geçecek.

İsrail kaynaklı değerlendirmelere göre Hizbullah’ın elinde 150 bin füze var. Bu füzeler değişik menzillere ve boyutlara sahip. Burada sürekli çalışan ve planlayan akıllardan bahsediyorum. Bu akıllar planlıyor. Ayrıca Hizbullah’ın Suriye’deki çatışmaları hafifledi. Suriye savaşı bitme yolunda kardeşlerim. İdlip kenti kaldı. Ayrıca Arsel operasyonu ile birlikte 8 binden fazla Nusra elemanı ve ailesinin İdlip’e gönderilmesinin ardından Suriye savaşının sonuna geldiğimizi düşünüyorum.

Hizbullah Golan cephesinde, Kunaytra’da olmak istiyor. Güney Lübnan cephesi mesafe olarak küçük olabilir ama Kunaytra’da İsrail güçleriyle savaşılabilecek daha büyük bir cephe var. İsrail korku içerisinde. 150 bin füzenin, dağların derinliklerinden işgal devleti İsrail’e doğru akmaya başladığını düşünün, işte o zaman İsrail’in korkusunun ne kadar olduğunu tasavvur edebilirsiniz. İsrail, askeri bir güç olarak kıymetini kaybediyor. İsrail ayrıca Amerika açısından bir ön savunma hattı ve araç olma rolünü de kaybediyor. Zaman değişiyor. Hızlı bir şekilde değişiyor.

İsrail ile “normalleşenler” pişman olacak. Parmaklarını ısıracaklar. Bugünkü İsrail, eskiden konuşulan İsrail değil artık. Başka bir güç var artık. Misal Kuzey Kore’nin füze teknolojisi nereye gidiyor? Bu bölgede direnenlere gidiyor, teslim olanlara değil. Bırakın teslim olanlar, savaş uçakları satın almaya devam etsinler. ABD neden Jasta yasasını İran için uygulamıyor (Ç.N: Terörizmin Sponsorlarına Karşı Adalet Yasası ). Neden Kuzey Kore için uygulamaz? Neden Libya için uygulamadı? Bunlar boş laflar. Çünkü karşılarında direnenler olduğunu biliyor. Amerikalılara ne para ne de ödemeler umurumuzda değil dediler. İran’a ait dondurdukları milyar dolarları ödemek zorunda kaldılar. Benim değerlendirmeme göre İsrail ve Amerika bir çıkmazda. Önümüzdeki seneler kimin boyun eğeceğini gösterecek ve İsrail bedel ödeyecek.

Gelecek haftaki video yorumda görüşmek üzere.

Çeviri: Hasan Sivri

www.medyasafak.net

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz