Cumartesi , 20 Ocak 2018
Son Eklenenler
Anasayfa » Öncü Şahsiyetler » İmam Hamaney » Ayetullah Misbah Yezdi: “Toplum böyle bir Rehbere layık değildir”
Ayetullah Misbah Yezdi: “Toplum böyle bir Rehbere layık değildir”

Ayetullah Misbah Yezdi: “Toplum böyle bir Rehbere layık değildir”

Velayet’i zayıflatmak için faaliyette bulunan kimselerin toplumun en büyük düşmanları olduklarını açıklayan Ayetullah Misbah Yezdi, ‘Bugün bazı kimseler, İmam Humeyni’yi (r.a) kabul etmediklerini söyleyecek kadar hayasızlaştıklarını’ belirtti.

Tasnim Haber Ajansı’nın Kum şehrinden bildirdiği habere göre, Ayetullah Misbah Yezdi, İmam Humeyni Enstitüsü’nün şehidlerini anma münasebetiyle yaptığı konuşmada, “canlı olan bütün varlıkların kendi yaşamlarını sürdürmek istediklerini ve bunun içgüdüsel bir olgu olduğunu” söyledi.

Kum ilim havzasının büyük Üstadı, şunları belirtti: Devrim sonrası dönemde bazı örnekler ortaya çıktı ki bu dönemin kuşağı olmasak da hayret ediyorduk. Devrim’den önce, “Melaike’nin Gasili Hanzale”nin kıssasını okurken hayret ediyordum. Fakat Devrim’den sonraki dönemde özellikle dayatılan sekiz yıllık savaşta hayret uyandırıcı örnekler göründü.

Ayetullah Misbah Yezdi, konuşmasına şöyle devam etti: “Akıl ile duygu bir arada olması gerekir, geceleyin hareket edebilmesi için bir arabanın hem ışığa hem de muharrik bir güce ihtiyacı vardır. İki etkenin bulunması gerekir; hem yolun tanınması hem de hareketin coşkusu ve enerjisi gerekir.

Şehidlerin Efendisi İmam Hüseyin’in (a.s) kanının bereketiyle bize verilen etkenlerden biri, Muharrem ve Sefer aylarında İslam’ın ihya edilmesidir. Hüseyni coşkunun yanı sıra, büyüklerimiz akli etkeni de açıklamak için ve meselenin sadece duygudan ibaret olmadığını, aklında var olduğunu idrak ettirmek için gayret göstermişlerdir.

Uzmanlar Meclisi üyesi, “Bu tür anma toplantılarının düzenlemesi, Velayet eksenli halkımızın meydana getirdiği okyanusun bir damlasıdır, bizde bu yolda vazifemizi yapıyoruz ve Yusuf’un (a) müşterisi olduğumuzu belirmek isteriz. Bu yolla, o coşku canlı kalacaktır” dedi.

Ayetullah Misbah Yezdi, şöyle konuştu: Bu coşkunun yanında şuurunda güçlendirilmesi gerekir ve buda, bilincimizi geliştirdiğimizde ancak mümkün olur. Şehadeti neden sevmek gerekir? Bir yanıtı şu ki şehadet, toplumda ulvi değerleri zahir kılar. Bu değerler sayesinde topluma kazandırılan faydalar oldukça önemlidir. Gerçekte, bu değerler bizim için o kadar önemli ki onlar uğruna kan dökülse bile değerdir, söyleriz. Şehidlerin Efendisi İmam Hüseyin’in (a.s) cismani varlığı, en yüksek bir varlıktı ama oda bu değerlere feda oldu, zira bu fedakarlık sayesinde baki kalması gereken din o denli önemlidir ki Şehidler’in Efendisi’nin (a.s) cismani bedeni ona feda edilse yeridir. Bu, insanlık tarihi boyunca yapılmış olan en büyük muameledir ve Şehidler’in Efendisi İmam Hüseyin’in (a) verdiği kanın bereketli sonuçları benzersizdir. Herkes için hatta putperestler ve dinsizler için de bereket olmuştur.

Ayetullah Misbah Yezdi, şunları tasrih etti: Din’in düşmanları vardır, bunun kaynağında ise Şeytan’ın düşmanlığı vardır. Onun işbirlikçileri de cin ve insi şeytanlardır. Yüce Allah, ilk sırada insi şeytanlardan ve ikinci sırada cinlerden olan şeytanlardan bahseder. Hz. Adem’in (a.s) zuhur edişinden bu yana haset ve kıskançlık nedeniyle şeytanlar ortaya çıkmıştır. Kur’an’ın önemle bahsettiği bir sonraki örnek, Hz. Yusuf’un (a.s) macerasıdır. Bu macerada, Allah’ın Peygamberi kardeşleri tarafından sapık olarak öne sürüldü. Şeytanlar, Kur’an’ın buyurduğu gibi sürekli bizimle savaş halindeler. Bugün, dün ve müzakere söz konusu değildir, merhum İmam’ın deyişiyle, bunlar İslam’dan sille yemişlerdir. Güçleri yetmiyor ve başarılı olmuyorlar, onun için hergün komplo ve tuzaklar kurarak Müslümanlar’ı zayıflatmaya ve imanın gücünü kırmaya çalışıyorlar. Muharrem’in onunda o feci cinayete mürtekip olanlar, ne Yahudi ne Zerdüşt ve ne de Hıristiyan’dılar. Aksine hepsi, namaz kılan ve oruç tutan Müslümanlar’dı. Onları bu cinayete sürükleyen etkenin daha düşük ve zayıf hali bizde de vardır ve eğer onunla mücadele edecek isek onu tanımamız gerekir.

Din düşmanlarını tanımakla, kurdukları tuzakların ve yaptıkları düşmanlığın biçimini fark etmekle ancak onlarla mücadele edebiliriz. Yoksa bütün niyetimizin samimi olmasına rağmen onların tuzaklarına düşebiliriz. Düşmanın kim olduğunu, nasıl ve hangi araçlarla düşmanlık ettiğini bilmemiz gerekir.

Kum havzasının büyük Üstadı, konuşmasında şunları dedi: Merhum İmam Humeyni (r.a) bizim için büyük bir nimetti ve büyük bir insandı. Kendisinin vefatından sonra yerine geçen İnkılabın Büyük Rehberi de aynı şekilde bizim için bir nimettir. Allah şahit olsun ki bizim toplum böyle bir Rehbere layık değildir. Kendisi, toplumda yönetimin en üst mertebesine sahiptir. Velayet’i itibarsızlaştırmak için faaliyet edenler, toplumun en büyük düşmanlarıdır.

Ayetullah Misbah yezdi, “Bugün bazı kimseler, İmam Humeyni’yi (r.a) kabul etmediklerini söyleyecek kadar hayasızlaştıklarını” belirterek “şimdiye kadar kimsenin söylemeye cesaret edemediği şeylerin söylendiğini” ifade etti.

Çev: Mehmet Gönül – welayet

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz