Çarşamba , 22 Kasım 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Haberler » Bahreyn’de Zulüm Devam Ediyor!
Bahreyn’de Zulüm Devam Ediyor!

Bahreyn’de Zulüm Devam Ediyor!

Şeyh Ali Salman için 9 yıllık mahkumiyet cezasını onaylayan Al-i Halife rejimi, Bahreyn siyasetinden ulemayı tamamen saf dışı bırakmak istediğini gösterdi.

Al-i Halife rejimi mahkemesi dün 12 Aralık Pazartesi günkü duruşmada Bahreyn el-Vefak İslami Cemiyeti Başkanı Şeyh Ali Selman hakkındaki temelsiz ve düzmece suçlamaları doğrulayarak, yönetime karşı kıyam ve sistemi değiştirme yönünde girişimde bulunmak iddiasıyla yapılan suçlamadan ötürü hakkındaki 9 yıl hapis cezasını onadı.

Bahreyn el-Vefak’ul İslami Cemiyeti’nin 51 yaşındaki başkanı Şeyh Ali Selman, 28 Aralık 2014 tarihinde siyasi reform içerikli konuşmalarının ardından tutuklanmıştı.

Al-i Halife rejimi Haziran 2015’te ise Şeyh Ali Selman’ı İçişleri Bakanlığına hakaret ve halkı rejime karşı kışkırtarak yönetimi değiştirme çalışmaları suçlamasıyla 4 yıl hapis cezasına çarptırmış ancak daha sonra Bahreyn Temyiz Mahkemesi akıllara durgunluk verecek beklenmedik bir kararla Şeyh Ali Selman hakkındaki cezayı 9 yıla çıkarmıştı. Oysa temyiz mahkemesi genellikle mağdur kişinin lehinde görüş belirtmekte ve bir önceki mahkemenin kararın ya iptal ederek yeniden daha adil şartlarda yargılanmasını sağlamakta veya en azından önceki mahkemenin kararını aynen onamaktadır. Ama burada bunun tam tersi yaşanmış ve temyiz mahkemesi, bizzat mağdurun aleyhinde kendi karar çıkararak ilk mahkemenin 4 yıllık mahkumiyet kararını 9 yıla çevirmişti ve şimdi de bu karar tekrar başka bir mahkemece onanmaktadır.

Bahreyn mahkemelerinin bu davranış ve tutumu bazı açıdan dikkate değerdir. Temyiz mahkemesi 30 mayıs 2016 tarihinde Şeyh Ali Salman hakkındaki mahkumiyet kararını öyle bir ortamda bozarak 9 yıla artırmıştır ki ilk mahkemenin kararının üzerinden 11 ay geçmekteydi. İkinci mesele de temyiz mahkemesi öyle bir ortamda Şeyh Ali Salman hakkındaki dört yıllık mahkumiyet kararını 9 yıla çıkarmıştır ki bu mahkemede Şeyh Ali Salman hakkında yeni har hangi bir suç ve kanıt ileri sürülmemiş bulunmaktadır. Tam tersi birinci mahkemede sunulan suç nisbetleri ve kanıtların aynısı bu mahkemece de gündeme getirtilmiştir.

Nitekim bir suçlamayla ilgili iki mahkemenin verdiği karar arasındaki farkın bu öylesine fahiş olması, birinci mahkeme 4 yıla mahkum ederken ikinci temyiz mahkemesinin bu davayı 9 yıla çıkarması gerçekte bu ülkenin yargı gücünün içinde bulunduğu zaafiyeti göstermekte olup bunun ise söz konusu yargı kurumunun bu şartlarda yargılama sorumluluğunu yapma yetkisinde olmadığını göstermektedir. Bu durum Bahreyn yargı gücü hakkında tıpa tıp uymakta. Zira Bahreyn yargı gücü yargılama sorumluluğundan yoksun olup, siyasi iktidarın elinde bir araç olduğunu ispatlamıştır. Bugün Bahreyn de yargı mekanizması, Alı Halife rejiminin amaçlarının tahakkuk ettirilmesi ve despot icraatlarının hayata geçirilmesi yönünde bir koz olarak kullanılmakta.

Diktatörlük ve aile imparatorluğu halinde idare edilen Bahreyn gibi bir ülkede yargı mekanizması genelde ve yargıçlar özelde kendi meslek güvenlikleri ve konumlarının devam etmesini mevcut sisteme bağlı olmak ve belirlenen program çerçevesinde hareket etmekte görüyorlar.

Şubat 2011 yılından şimdiye kadar ülke içinde büyük bir halk kıyamı ile yüz yüze kalan Al-i Halife yönetimi bu süre içinde halk kıyamını bastıramayınca genellikle ülkenin seçkin ve tanınmış din alimlerinden olan bu hareketin liderlerini siysi sahneden saf dışı bırakması durumunda bu hareketi de kontrol altına alarak halkın kıyamını bastırabileceğini zannetmektedir.

Bahreyn’in tanınmış din alimi Şeyh İsa Kasım’ın Bahreyn vatandaşlığından çıkarılması ve öteki din alimlerine ağır hapis cezalarının verilmesi ancak bu çerçevede değerlendirilebilir. Din alimlerinin ülkede siyasi sahneden saf dışı bırakılması hedefinin hükümetçe ciddiyetle takip edildiği kanıtlarından biri de Bahreynli din alimlerini yönetimci nisbet edilen suçlamalara kesinlikle her hangi bir kanıtın sunulmaması ve mahkemelerin komik ve absürt bahanelerle din alimlerini mahkum etmeleridir.

Bu doğrultuda gerçi mahkeme Şeyh Ali Selman’ı İçişleri Bakanlığına hakaret ve halkı rejime karşı kışkırtarak yönetimi değiştirme çalışmalarıyla suçlamıştır ama bu suçlamalar şimdiye kadar hiç bir mahkemede ispatlanmamıştır.

Parstoday

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz