Cumartesi , 21 Ekim 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Faydalı Sayfalar » Analiz » Büyük Deyrizor muharebeleri yaklaşıyor
Büyük Deyrizor muharebeleri yaklaşıyor

Büyük Deyrizor muharebeleri yaklaşıyor

Suriye Ordusu ve müttefikleri iyi düşünülmüş adımlarla Deyrizor yönünde ilerlemeye devam ediyor. Aynı zamanda, Deyrizor’u “Koalisyon Güçleri”nin hava operasyonları bölgesi içinde değerlendirme yönünde ABD’nin güçlü bir isteği var. Bu durum, Deyrizor’da Amerikalıların “birşeyler yapma” ihtimallerini artırıyor.

 Suhaib AncariniAl-Akhbar

1 Ağustos 2017

Suriye Ordusu ve müttefikleri iyi düşünülmüş adımlarla Deyrizor yönünde ilerlemeye devam ediyor. Coğrafi olarak birbirinden uzak eksenlerde eşzamanlı yürütülen taktiksel anlamda birbirine bağlı operasyonlar, askeri güçleri IŞİD’in hâlihazırda en belirgin kontrol alanı olan Deyrizor Vilayetinin idari sınırları içine soktu.  Aynı zamanda, Deyrizor’u “Koalisyon Güçleri”nin hava operasyonları bölgesi içinde değerlendirme yönünde ABD’nin güçlü bir isteği var. Bu durum, Deyrizor’da Amerikalıların “birşeyler yapma” ihtimallerini artırıyor.

Suriye ordusu ve müttefikleri, “Fırat’ın Gelini”(Ç.N.:Deyrizor) doğrultusundaki yollarda ek ilerlemeler kaydetti. Her ne kadar hem coğrafya ile ilgili taktik hesaplamalar hem de geçen Şubat ayından bu yana Suriye’nin doğusundaki savaşların (Al Bab’a ilişkin son muharebelerle birlikte) kilit anahtarları haline gelen hassas politik dengeler konularında ilave bilgilere ihtiyaç olsa da, büyük Deyrizor muharebelerinin daha önce hiç olmadığı kadar yakın göründüğünü söyleyebiliriz.

Ordu, sonunda Deyrizor Vilayetinin kapılarını, Al-Rakka ile idari sınırı boyunca açtıysa da, Deyrizor yolundaki muharebelerin ürettiği taktikler, saldırıyı tek bir eksen üzerinden hızlandırmaya yönelik bir niyetin varlığını göstermemektedir. Son aylarda ordu ve müttefiklerinin yürüttüğü operasyonlara, özellikle Suriye Çölünde çok geniş alanlarda ve birbirinden uzak eksenlerdeki çatışmalara –ki Deyrizor Savaşı bunun doğal bir uzantısı sayılmaktadır- ilişkin yaklaşımlarda dikkate alınması gerekli bazı görüşler var. Bu görüşlerin en başında, farklı eksenlerdeki faaliyetlerin temel bir stratejik amaca yönelik olarak senkronize edilmesi isteği gelmektedir. Bu, Deyrizor örneğinde şu ana kadar beş ekseni kapsamakta: kuzeybatı ekseni (Rakka’nın güneydoğu kırsalı), batı ekseni (Hums doğu kırsalı ve oradaki mafsallı niteliğe sahip Sukhna savaşı), güneybatı ekseni (Hums güneydoğu kırsalı ve oradaki mafsallı niteliğe sahip Hamima savaşı), doğu ekseni (sahnesi Irak tarafındaki sınırın ardında olup, öncelikle ikmal hatlarının kesilmesine yöneliktir), beşinci eksen Deyrizor kentinin içi (esas itibariyle havaalanında konuşlanmış Suriye kuvvetlerine ek olarak). Son iki günde beşinci eksende orduya ait dikkat çekici hareketlenmeler kaydedildi. Bunların en güçlüsü, IŞİD’in Therda Dağı ile Mezarlıklar bölgesindeki mevzileri arasındaki ikmal hattını kesmek amacıyla, Mezarlıklar bölgesinde 300 metre uzunluğunda hendekler kazılmasıydı. Açıktır ki, Suriye ordusu IŞİD’in yıllardır direnen havaalanına veya Suriye devleti kontrolü altındaki mahallelere saldırması gibi şehirdeki güç dengesini bozacak misilleme saldırılarına karşı temkinli davranılması gerekliliğini dikkate almıştır. Benzer şekilde, Rakka kırsalındaki IŞİD varlığının bulunduğu bölgelerin Deyrizor kırsalındakilerden tecrit edilmesine yönelik çaba da Örgütün tüm güçlerini Rakka’dan Deyrizor’a çekmesini (Suriye Demokratik Güçleri ile anlaşarak veya Rakka muharebelerinin dayattığı zorunlu bir rota olarak) önlemeye yönelik olarak yorumlanabilir.

Bu ayrıntı, “Uluslararası Koalisyon Güçleri” karasal kolu olarak SDG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) yürüttüğü Rakka savaşındaki tökezlemenin sebeplerinden bir bölümünü açıklamakta. Zira, Deyrizor yönünde geri çekilme imkanlarının azalması IŞİD savaşçılarının çaresizce Rakka’da kalmaları yönünde önemli bir rol oynamıştır. Askeri operasyonların şu ana kadar izlediği rota, Al-Akhbar’ın geçtiğimiz Haziran ayı ortasında bildirdiklerini teyit etmekte; buna göre, ordu ve müttefikleri, diğer eksenler üzerindeki etkilerini gözden kaçırmaksızın her eksenin ayrı ayrı verilerine göre atılacak adımlara ve ilerleme araçlarının çeşitlendirilmesine özel bir önem göstermektedir. Bu şekilde, ordunun bazı bölgelere doğrudan saldırarak girerken diğer bazı bölgelerde ise etrafı dolanarak kuşatma uygulaması ve bu radikal örgüt savaşçılarını izole ederek izleyen muharebelere etkide bulunma ihtimallerini ortadan kaldırması anlaşılabilmektedir.

Son olarak, Suriye kuvvetlerinin sınırlarına kadar ilerlemesinden sonra, Sukhna muharebelerinin gidişatında ve Deyrizor batı kırsalındaki ilerlemelere yönelik olarak öngörülen yansımaları ile birlikte stratejik Beşri Dağı’nın kuşatma ve tecrit operasyonlarının en belirgin örneklerinden biri haline dönüşmesi beklenmektedir. Aynı zamanda Deyrizor güneydoğu kırsalı özellikle son aylarda IŞİD’in Doğu Suriye’deki cennetlerinden birine dönüşen sınır şehri Albukemal (bu konuda yine Deyrizor güneydoğu kırsalında bulunan Mayadin şehri ile rekabet etmektedir) ile ilgili olarak farklı kaynaklardan örtüşen bazı bilgiler bulunmaktadır. Bu bilgilerin en başında Amerikalıların Albukemal ve Mayadin semalarında bulunma istekleri gelmektedir. Son günlerde “Uluslararası koalisyon” uçaklarının Albukemal’e uçuşları yoğunlaştırması, Amerikalıların bölgenin bir Rus hava operasyon bölgesi haline geldiğini henüz kabul etmediğini açık bir şekilde göstermektedir. Bu ayrıntı, ordunun ve müttefiklerinin sınırdaki konumu nedeniyle özel bir stratejik öneme sahip olan -ABD’nin desteklediği güçlerin Al Zaqaf bölgesinde Suriye ordusu ve müttefiklerince izole edilmesinden sonra ABD için önemi iki katına çıkmıştır- Albukemal’e yönelik herhangi bir kara harekâtını engelleyebilecektir. ABD’nin ordu ve müttefiklerinin operasyonlarını yolundan çıkarma ve engellemeye yönelik stratejisi kapsamında bu ülkenin Albukemal’e ABD damgasını vurması son derece hayati bir önem kazanmıştır. Belirtilen operasyonların Suriye-Irak sınırına ulaşılmasını ve Tahran-Şam güzergâhında bir karayolu bağlantısını mümkün hale getirirken, ABD’nin Albukemal’de kendi tarafında sayılan güçleri yerleştirmesi, Suriye güçlerinin Al Zaqaf kuzeyindeki denetimini pensenin iki ağzı arasında (Albukemal ve Al Zaqaf arasında) bırakacaktır.

Ancak, ABD’nin bu planı uygulamaktaki seçenekleri çok fazla değil; öyle ki, ABD destekli güçlerin Suriye ordusu ile doğrudan bir çatışmaya girmeksizin Albukemal’e doğru ilerlemeleri pek mümkün görünmüyor. CNN’nin birkaç gün önceki yayınında ABD, Suriye kuvvetleri ile çatışmanın söz konusu olmadığını açıkladı. Bu aşamada ABD’nin bu tercihi değişmeyecekse, Albukemal’da ABD nüfuzunu yerleştirebilmek için Tabka’da (Rakka güney kırsalı) uygulandığı gibi havadan paraşütçü indirmek tek yol olarak kalmaktadır. Al Tenef’te ABD nüfuz bölgesindeki silahlı grupların bu konuda başarısız deneyimleri olduysa da, bu grupların ABD unsurlarıyla (aleni veya gizli bir şekilde) güçlendirilmeleri mümkün bir seçenek olarak görünmektedir. Ayrıca, Albukemal’de bazı IŞİD liderlerinin varlığına dair haberlerin sızmış olması, böyle bir adımın atılması için elverişli bir bahane yaratmaktadır. Bu bağlamda, Uluslararası Savaş Çalışmaları Enstitüsü ISW’nin bir süre önce yayımlanan önemli bir raporunda Albukemal’e hava yoluyla-paraşütle güç indirilmesinin en çok altı çizilen önerilerden birisi olduğuna dikkat çekmek gerekir.

“Hücreler” Yarışı

Özellikle Albukemal ve Mayadin kentleri, “hücreler yarışı” olarak adlandırılabilecek gittikçe büyüyen faaliyete tanık oluyorlar. Yerel kaynaklardan alınan ve birbiriyle örtüşen bilgiler, IŞİD’in son bir ay içerisinde bu iki şehirde ev-ofis basma ve tutuklama faaliyetlerini yoğunlaştırdığını, bunun yanı sıra iletişim araçlarına yönelik güvenlik kontrollerinin artırıldığını ve telefon ve bilgisayarlara el koyma vakalarında artış gözlendiğini vurgulamaktadır. Yerel kaynaklara göre Örgüt, şehirlerdeki sivillerden grupların oluşturulması ve uzaktan idare edilmesine yönelik dışarıdan yürütülen bazı faaliyetlerden haberdar olmuş görünmektedir. Örgütün baskıcı güvenlik önlemlerini artırması ilk kez görülen bir şey değil; ancak, bu defaki güvenlik hamlesi en azından son bir yıl içerisinde görülenlerin en acımasız olanı. Öte yandan, son on günde yerelde Ebubekir el Bağdadi’nin sağ olduğu ve Albukemal ile Mayadin arasında bir köyde bulunduğu”na dair haberler yayıldı. Söz konusu haberler daha sonra basına da yansıdı.

Çeviri: Emir Aşnas

www.medyasafak.net

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz