Pazartesi , 20 Kasım 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Haberler » Esas Sorunumuz Siyonist Varlıktır
Esas Sorunumuz Siyonist Varlıktır

Esas Sorunumuz Siyonist Varlıktır

İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Ayetullah Muhsin el-Eraki, mezhepleri yakınlaştırmak için kurulan hareketlerde ciddi bir gelişme olduğunu ifade ederek, bu kurumların, İslam vahdetini sağlama noktasında meyve vermeye başladığına işaret etti.

El-Eraki, el-Meyadin televizyonuna verdiği demeçte İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu’nun çalışmalarına değinerek “Kurumumuz üç alanda faaliyet gösteriyor. Bu alanlardan ilki halkı bilinçlendirmek ve vahdetçi bir söylem geliştirmektir. Yani Müslüman halklar arasında ortak bir bakış açısı çizmek.

Tam bu noktada mezhep fitnesine dikkat çekmek istiyorum. Bilinmelidir ki mezhep fitnesi, İslam vahdetine zarar veremeyecektir. Ancak mezhep fitnesinin genişlemesi hususunda uyarıda bulunmak gerekir. Eğer bu fitne genişler ve büyürse gayri Müslimleri bile yutar. Bugün dünya birbiriyle bağlantılı hale gelmiştir.

İkinci faaliyet alanımız ise yüz yüze gelme çağrımızdır. Amacımız farklı mezheplere mensup liderleri bir araya getirerek diyalog ortamı oluşturmaktır.

Üçüncü faaliyet alanımız ise İslami Mezhepler Üniversitesi kurmak ve bu üniversite’nin İran’da ve diğer İslam ülkelerinde şubelerini açmaktır” dedi.

İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam etti.

“Farklı mezheplere açık bir İslam toplumu oluşması en büyük temennimizdir. Birçok İslam ülkesi, “İslami Birlik” toplantıları düzenlemeye başladı. Bu ülkeler arasında Pakistan, Irak, Lübnan, Türkiye, Malezya ve Endonezya gibi ülkeler yer alıyor.

Mezhep Birliği tekfirci akımları köşeye sıkıştıracak

Dünya’nın birçok yerinde İslami sendikalar tarafından, farklı sınıflara mensup elitleri bir araya getirecek “İslami Birlik” projeleri oluşturuluyor. Ben inanıyorum ki bu sendikalar, çeşitli mezhepler ve İslam milletleri arasında yakınlık kuracak projelerin çekirdeğidir.

Mezhep fitnesi, Siyonist kurumlar gibi Müslümanlara düşman İstihbarat Kurumları tarafından desteklenen düşmanlar tarafından körükleniyor. Siyonist lobiler bazen doğrudan, bazen de dolaylı olarak tekfirci akımları destekliyor. Ancak “İslami Birlik” projesi başarıya ulaştığında bu akımlar köşeye sıkışacak.

İslami uyanış belli bir grup veya akım anlamına gelmez. Bilakis İslam ümmeti kendi durumunu değiştirmeye başladı. İslam halkları geniş insani imkanlara ulaştı. İslam ülkelerindeki alimlerimiz Batı’daki üniversitelerde çalışmaya başladı. Batılı üniversitelerde bilim üreten beyinlerin birçoğu bizim halklarımızdan oluşuyor. Ancak bu beyinler, bilimi İslam ülkelerinde üretmek için uygun ortam bulamıyor. Bundan dolayı Batı’daki üniversitelere gidiyor. Bizim elimizde insan potansiyeli ve ekonomik güç mevcut. Bu değimi gerektiriyor.

Bu noktada Filistin’e de değinmemiz gerekiyor. Filistin toprakları Yahudileştirilmeye çalışılıyor. Bugün esas sorunumuz Siyonist devlettir. Suud-i Arabistan bu durumda ne yapıyor? İslam Cumhuriyeti ile kavgalı duruyor. Mısır ne yapıyor? Sudan ile kavga ediyor. İyi bir şekilde incelediğimizde siyonizmin bu durumu desteklediğini göreceğiz. Bunun için İmam Humeyni Siyonist devletin yalnız Filistin için değil bütün insanlık için büyük bir tehlike olduğunu vurguluyor. Siyonist devlete teslim olmamız bizim için kabul edilemez. Evet, Müslümanların attığı adımların bir kısmı durdurulmuş olabilir. Ama bu yolun sonunda zafer Müslümanların olacaktır.

Biz bugün irade savaşı yaşıyoruz. İran’daki, Lübnan’daki, Filistin’deki ve diğer İslam ülkelerindeki direniş, güçlü ve sarsılmaz olduğunu ispatlamıştır. Düşmanın baskısı önünde eğilmeyen bu direniş zafere ulaşacaktır.

islamianaliz