Cuma , 15 Aralık 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Haberler » Hüseyin Akın: Sivil toplum CV zenginleştirmek için kullanılır oldu
Hüseyin Akın: Sivil toplum CV zenginleştirmek için kullanılır oldu
????????????????????????????????????

Hüseyin Akın: Sivil toplum CV zenginleştirmek için kullanılır oldu

Milli Gazete Yazarı Hüseyin Akın, Türkiye’deki sivil toplum yapısında yaşanan hazin değişimi yorumladı.

“CV’li toplum mu yoksa Sivil Toplum mu?” başlıklı yazı şöyle:

Sivil Toplum Kuruluşları hangi yaraya merhem, hangi sadra şifa oldu diye sormanın zamanı gelmedi mi gerçekten?

Lütfen bir kereliğine elinizi beyninize koyarak düşünün.

Vicdanınıza demedim evet, çünkü vicdanın tam odak merkezinde cüzdan var.

Durun canım hemen sinirlenmeyin.

Önce Sivil Toplum dediğiniz şey ne kadar sivil acaba?

Çok seslilikten korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmayan yapılardan bahsediyorum.

Çok rahat, çok konforlu imkânı bol Sivil Toplum Kuruluşlarının bu özelliği bu kuruluşlara müthiş bir cazibe katıyor.

Öyle eskisi gibi elinizi cebinize falan sokmuyorsunuz.

Alışıldık rutin toplantılar ve ağır misafirlerin özel programlarda ağırlanması şeklinde özetleyebileceğimiz bu faaliyet biçimi kimseyi rahatsız etmiyor.

Herkes bu kaynak ve insan israfından son derece memnun.

Kalabalıkların memnuniyeti artık bir şeyin doğru ve güzel olmasının neredeyse tek gerekçesi haline gelmiş.

İnsanlar teveccüh ediyorlarsa yanlış olanın bile yerinden kımıldatılması rahatsızlık verici addediliyor. Sivil Toplum Kuruluşları geçmişte gerçekten çok büyük boşluğu dolduruyor ve önemli bir misyon ifa ediyordu.

Aidiyetin sadece kolektif ruhu geliştiren tarafı değil, aynı zamanda mesuliyet duygusuna hizmet eden bir tarafı vardı.

İşler fedakârlık üzere yürüyordu.

Ne zaman ki bu işlerin bir getirisi oluşmaya başladı bir anda kardeşlik hukuku bile es geçilerek işin başına geçmek için insanlar birbirlerini çiğneyecek hale geldiler.

Neden acaba bu kadar birbirini ezercesine bu mücadele.

Hayırda yarışmak mı dediniz?

Güldürmeyin n’olur. Hayırda yarışanlar bu tür işlerin amelelik kısmını yerine getirenlerdir ki bu gizli kahramanların ne adı anılır ne de sanı bilinir.

Dava denilen şeyin bütün ağırlığı bu ince bilekli, zayıf omuzlu insanların üzerine yüklenmiştir.

Dava delisi coşkulu gençler ise bir süre sonra büyüklerin tavırlarına bir anlam veremedikleri için hayal kırıklıkları içerisinde örselenmiş olarak hayatın ara sokaklarda dolaşıp dururlar.

Daha önceki zamanlarda hiç olmadığı kadar hayır hasenat yollu gönüllü teşekkül kendine faaliyet alanı buldu.

Gerçekten bu teşekküller hakkıyla faaliyet yapıp yeryüzüne dağılmış olsalardı ne ilmi, ne ahlaki ne de sosyal krizlerin birçoğunu yaşamıyor olacaktık bugün.
Bir şeyin çokluğu sanki o şeyin bereketini alıp götürüyor.

Böyle olmamış olsaydı, bu kadar camiye, bu kadar din görevlisine rağmen bu denli ahlaki ve dini erozyonlar olur muydu?

Sivil Toplum Kuruluşlarının başında bulunanların bu kurumları sekteye uğratmaları, küçük olsun bizim olsun mantığınca yönetmelerinin bir sorgulaması olmayacak mı bu memlekette?

İtibar kazanmak, CV zenginleştirmek, politikaya atılmak için bu kuruluşları basamak olarak kullananlar bu millete karşı en büyük ihaneti yapmaktadırlar.

Kâr amacı gütmeyen kuruluşları kâra dönüştürenler aslında ne büyük bir ziyanda olduklarını er geç fark edeceklerdir.

İslami Analiz

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz