Pazartesi , 26 Haziran 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Haberler » İmam Hamaney’den Tahran saldırıları yorumu: Kökleri Kazınacak
İmam Hamaney’den Tahran saldırıları yorumu: Kökleri Kazınacak

İmam Hamaney’den Tahran saldırıları yorumu: Kökleri Kazınacak

Tahran’da vuku bulan terör olayına da değinen İslam İnkılabı Rehberi, bu gibi olayların halkın ve yetkililerin iradesinde en ufak bir halel getiremeyeceğini, İran halkının daha güçlü olarak kendi hareketini sürdüreceğini ve ilerleyeceğini söyledi.

Dün (Çarşamba) öğleden sonra öğrencilerden kalabalık bir grupla üç saatlik bir görüşme gerçekleştiren İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamenei, muhtelif bilimsel mevzular ve üniversitelerle ilgili konular hakkında, ayrıca ülkenin siyasi, ekonomik ve kültürel meseleleriyle ilgili öğrencilerin görüş ve tekliflerini dinledikten sonra yaptığı konuşmada, öğrencilerin sulta düzenine karşı İslam nizamı içinde verilen mücadelenin en ön safında yer aldıklarını hatırlatarak, olaylara amaçlı yaklaşım ve geçici yenilgiler karşısında umutsuzluğa kapılmamanın öğrencilerin sorumluluk duygularının birer tamamlayıcısı olduğunu belirtti ve üniversitenin temel rüknünün bilim olduğunu, üniversite ailesinin en önemli görevinin ise alim üretmek, bilim üretmek ve alim ve bilime sahih bir yön vermek olduğunu söyledi.

İRİB’in haberine göre konuşmasının ilk bölümünde öğrencilerden bazıları tarafından yapılan konuşma ve ileri sürülen görüşlerin oldukça metin, güçlü, yerinde ve üstün vasıflı niteleyen İmam Hamenei, bilim bakanlığı ve Azad üniversitesi yetkililerinden öğrencilerin bu görüşlerini dikkate almaları tavsiyesinde bulunarak, “burada gündeme getirtilen görüşler öğrenci topluluklarının düşünce seviyesinin inkılabın ilk yıllarına ve hatta son yıllara oranla geliştiğini göstermekte ve bu işte ihtiyacımız olan şeydir” dedi.

Açıklamalarına, “Sulta Düzeni” kavramını beyan etmekle başlayan İslam İnkılabı Rehberi, sulta düzeninin iki kutuplu global bir düzen olduğunu, bir kutbunda “sultacılık” ve öteki kutbunda ise “sulta altındakiler” yer aldığını söyledi.

Konuşmasının devamında sulta düzeni altında oluşan ikiciliğe temasla, “iki çeşit “ilerleme ve duraklama”, iki çeşit “girişimcilik ve taklit”, iki çeşit “siyasi bağımsızlık ve bağımlılık”, iki çeşit “özgüven ve pasifiklik” ve son iki veya üç asır boyunca oluşan diğer bir takım iki çeşitlilik daha mevcut olup,  sultacı ülkeler kendi bilimsel ve dakik programları sayesinde kendi düşüncelerini, kültür ve adetlerini sulta altındaki ülkelere aktarmak suretiyle bu durumu daimi ve sürekli hale getirmeye çalışmışlardır” dedi.

Ülkelerden sadece bazılarının sultacılığın bazı kesimlerinden kendilerini kurtarmayı başarabildiklerini hatırlatan İslam İnkılabı rehberi, bu şartlarda İslam İnkılabının sulta düzeni karşısında göğsünü siper ettiğini ve İran’ı bu bataklıktan tam olarak kurtarmayı başardığını söyledi.

“Sulta düzeniyle ilgili tüm meselelerden kurtulmak ve ülkenin tüm kültürel, siyaset ve ekonomi işlerinin sulta akımının ters istikametinde idaresi İran İslam Cumhuriyetinde kesin bir kanun haline gelmiştir. Elbette bu hususta bir takım sakatlılıklar da olabilir ama bu mesele kanunun olmayışı veya aykırı yasaların mevcut olmasından farklıdır” ifadesini kullanan İslam inkılabı rehberi, bir bakanlığın icraatını örnek göstererek bir düzeni karalamaya çalışanların davranışlarının yanlış olduğunu belirterek, bir nizamın işlerliğinin en büyük kanıtı onun devamlılık ve bekası olduğunu ve İslam nizamı başarısız olsaydı şimdiye kadar çoktan yutulmuş olabileceğini belirtti.

İmam Hamenei, İslam nizamının büyük güçler karşısındaki sarih ve kararlı tutum ve tavrını ortaya koymasının çok önemli bir olay olduğunu belirterek, İslam İnkılabının sulta düzeni karşısındaki direnişi sayesinde İran halkına kimlik ve hedef kazandırmayı başardığını söyledi.
“İran ve İranlı Kimliği”nin global güçlerce yutulamamasının sebebi olduğunu hatırlatan İslam İnkılabı Rehberi, “İran halkının kimliği ve bu halkın sayısız ülküleri, doğal olarak sulta düzenini İslam İnkılabı ile karşı karşıya getirdi ve İslam nizamı ile dünyada etkili akımlar ve büyük güçler arasında sorunlu bir mücadele başlamış oldu” dedi.

İmam Hamenei, güçlerin “katı, yarı katı ve yumuşak” metotlardan yararlanmakta olduklarını belirterek, üniversite ve öğrencilerin bu mücadelede çatışmanın temel merkezlerinden biri olduğunu belirterek, geçmiş yıllarda üniversitelerin üniversitenin mücadele alanından çıkarılması yönünde bir çok girişimin yapıldığını söyledi.

İslam İnkılabının ilk yıllarında üniversitelere inkılap karşıtı akımların ve muhaliflerin musallat olduğunu ve o yıllarda üniversitelerin gerçek manada bir meydan savaşı ve  tartışma savaşı alanı konumunda bulunduğunu ama sonunda Müslüman öğrencilerin bu mücadele sahnesinden başarı ve zaferle çıktığını belirten İslam İnkılabı Rehberi, “ne yazık ki o dönemde Müslüman öğrenci toplulukları içerisinde bir takım aksaklıkların meydana geldiğini, üniversite ve casusluk yuvasını fetheden öğrencilerden bazılarının, yorumlama ve muhteva zafiyetinden dolayı, ayrıca heyecandan kaynaklanan aşırıcılık nedeniyle içten yenildiklerini ve darbe aldıklarını söyledi.

Üniversitelerden inkılabın silinip atılması yönünde düşmanların çabası doğrultusunda içte de bazı kişilerin girişim ve açıklamalarını eleştiren İmam Hamanei, bazılarının üniversitelerde Hizbullahi ruhun zayıflatılmasına katkıda bulunduklarını söyledi.

İmam Hamenei konuşmasının bu bölümünde üniversiteler içinde İnkılap ve İslam’a bağlı kesimlere hitaben, İslam nizamının sulta düzeni karşısındaki sürekli mücadelesinin en ön safında yer almaları, çatışma ve mücadele sahnesi gelişmelerini yakından takip ederek onun karşısında insani, milli, İslami ve uluslar arası sorumluluk içinde olmaları gerektiğini söyledi.

Öğrencilerden değerler ve ülküler konusunda ciddi talepler içinde olmaları, geçici yenilgilerin onları umutsuzluğa düşürmemesi gerektiğini belirten İmam Hamenei, “Eğer yenilgiler ve darbeler sebebiyle umutsuzluğa kapılmış olsaydık mücadele döneminde veya zoraki savaş yıllarında umutsuz olmamız gerekirdi. Ama o dönemde asla yenilgiler karşısında umudumuzu yitirmedik, zira ye’s ve umutsuzlukla zafer elde edilemez” ifadesine yer verdi.
Öğrencilerden İslam İnkılabının eşsiz getirilerini korumalarını isteyen İmam Hamanei, her zaman İslam İnkılabı nedeniyle onur duygusu içinde olmaları gerektiğini belirterek, “Bugün dünyanın en büyük güçlerinin batı Asya (Ortadoğu) bölgesindeki siyasetleri yenilgiyle sonuçlanmıştır ve bizzat onların kendisi bu yenilginin sebebinin İran İslam Cumhuriyetinin kudret ve nüfuzu olduğunu itiraf etmekteler; İnkılabın talebinin tahakkuk bulması ve Amerika ve beraberindekilerin taleplerinin tahakkuk bulmaması acaba küçük bir kazanım mıdır?” dedi.

Düşman’ın, “Faydasızdır”, “Başarılı olamazsınız” ve “elinizden bir şey gelmez” gibisinden telkinlerine temas eden İslam İnkılabı Rehberi, ülke içinde de bazılarının düşman’ın istediği şeyleri topluma telkin etmeye çalıştıklarını, konuşmalarında, gazetelerde, sanal alemde bunu yüksek sesle tekrarladıklarını söyledi.

“Öğrenci teşekkülleri dış düşmanla karşılaşmada özgürdürler ve diplomasi meselelerde bazı dış mevzularla ilgili tutum diplomatlara aittir ama öğrenciler de dış konularda kendi düşünce ve sözlerini sarih ve yüksek sesle dile getirmeliler” diyen İmam Hamanei, konuşmasının bir başka bölümünde ise “bilim”in üniversitenin temel rüknü olduğunu hatırlatarak, üniversitenin en önemli vazifesinin alim eğitmek ve üretmek, bilim üretmek ve alim ve bilimi sahih bir biçimde yönlendirmek olduğunu söyledi.

İslam İnkılabı Rehberi konuşmasının devamında öğrenci teşekküllerine hitaben 9 tavsiyede bulundu.

Üniversitelerde dindar topluluklara karşı düşmanlık amacıyla oluşturulmuş veya seçim sebebiyle geçici olarak ortaya çıkmış ve tek kullanımlı bazı öğrenci teşekküllerine değinen İmam Hamanei, “Bizim bu toplantıdaki muhatabımız o teşekküller değil, bilakis asıl muhatabımız İnkılap ve İslam nizamına inanan ve düşmanlarla mücadeleyi kabul eden öğrenci kuruluşları iledir” dedi.

“Ülkücülüğün unutulmaması” İslam İnkılabı Rehberinin öğrenci kuruluşlarına ilk tavsiyesiydi. Bununla ilgili olarak İslam İnkılabının değerli ülkü ve hedeflerini beyan eden İmam Hamanei, adaletli, özgür, gelişmiş, imanlı, dindar, varlıklı, güçlü, sağlam ve müstakil bir toplumun oluşturulmasının, insanın kendi canını uğruna feda etmesi gereken ülkülerden olduğunu bildirdi.

İslam İnkılabı Rehberinin ikinci tavsiyesi ise “gerçekçilik”ti. Bazılarının gerçekçilikten gayelerinin sadece engellere dikkat gösterilmesi olduğunu hatırlatarak, olumlu gerçeklerin görülmesinin gerçekçilik olduğunu bildirdi.

İslam İnkılabı rehberi konuşmasının devamında öğrencilere tavsiyede bulunarak onlardan, tatlı ve acı muhtelif olaylarda aktif rol üstlenmelerini ve sadece seyirci kalmamalarını istedi.

“Üniversitelerde İnkılap diyalogunun üstün gelmesi amacıyla çok yönlü ve ciddi bir faaliyet içinde olmak” İmam Hamenei’nin vurguladı bir diğer husus olup, umutsuzluk ve ye’s’in yanlış olduğunu hatırlatarak, elbette bu hususta muhatabının üniversiteler olmadığını, ülke genelinde düşünce cihadı çekirdeklerinin her birinin bu hususta bağımsız olarak hareket etmeleri gerektiğini söyledi.

Bazen düşünce, kültür ve siyaset organlarının aksamaya uğradıklarını ve pratikte tatil olduklarını ve bu durumda yumuşak savaş subaylarının kendi sorumluluklarının bilincinde olarak ateş açma yetkisiyle gerekli girişimlerde bulunmaları gerektiğini belirten İmam Hamenei, öğrenci kuruluşlarından kendi muhatapları ile ciddi iletişim içinde olmaları gerektiğini bildirerek, bu konuda sanal alemle yetinmemelerini, ortak yuvarlak masa tartışmaları dergi yayınları ve grup tartışmalar suretiyle kendi amaçlarını sahih yollarla beyan etmelerini istedi.

Tesnim Haber Ajansı

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz