Pazar , 21 Ocak 2018
Son Eklenenler
Anasayfa » Öncü Şahsiyetler » İmam Hamaney » İmam Hamaney İslam’ın kimliği ve sembolüdür
İmam Hamaney İslam’ın kimliği ve sembolüdür

İmam Hamaney İslam’ın kimliği ve sembolüdür

Ehl-i Beyt taraftarlarının İmam Zaman’a (a.f) tabi olduklarını açıklayan İslam Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri, “Günümüzde herkes kimliklerini Seyyid Ali Hamaney ile tanıtmaları gerekir. Halihazırda İslam İnkılabı Rehberi, İslam’ın sembolüdür, bu nedenle düşman bütün saldırılarını bu sembole yöneltmeyi reva görmektedir” dedi.

Rasa Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, Cuma günü Kum kentinde düzenlenen “Yumuşak Kültürel Savaşın Cephesinde Medrese ve Medreselilerin Yeri” konulu merasimin açılışında konuşan İslam Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekteri Ayetullah Muhsin Eraki, Yumuşak Savaş konusu ve medreselilerin bu cephedeki göreviyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Kültürün ve kültürel savaşın sunucunun ne demek olduğunun bilinmesi gerektiğini söyleyen Ayetullah Eraki, “Bir toplumun kimliği o toplumun kültürünü teşkil eder, kültürden kasıt, iyiliğin ve kötülüğün kendisine göre belirlendiği bir toplumun değerler manzumesidir” dedi.

İslam Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri, şöyle devam etti: Her toplumun kendine göre maruf ve münkerleri, emrettiği iyilikleri ve sakındırdığı kötülükleri vardır ki o toplumun kültürünü oluştururlar; dolayısıyla maruf ve münker kültürün en önemli belirleyici özelliğidir.

İmam Toplumun Kimliğidir

Ayetullah Eraki, toplumun kimliği hususunda Kur’an’ın bir ayetine değinerek şunları belirtti: Kur’an-ı Kerim her toplumun kimliğini o toplumun imamı olarak tanıtmıştır; her milletin kimliği toplumun simasını resmeder; eğer İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamaney insani bilimlerin İslamileşmesini vurguluyorsa, bütün ilimlerin İslam’da mevcut olması ve bu ilimlerin keşfedilmesinin gerektiği nedeniyle vurgulamaktadır.

Toplumunun simasını teşkil eden öğelere değinen Ayetullah Eraki, sözlerine şöyle devam etti: Görme, duyma ve söyleme tarzıyla, soruları yanıtlama biçimiyle bir toplumun çehresi tersim edilebilir; eğer  bir toplumda imam hidayete çağırıcı olursa toplumu gören kılar ama eğer toplumun imamı dalalette ise ve dalalete sevk ediyorsa halkın gözleri gerçekleri görmeye karşı körleşir.

Yüce Allah’ın kıyamet gününde soracağı temel soruya değinen Ayetullah Eraki, “Yüce Allah kıyamet gününde bireylerin soyunu ve nesebini sormayacak, belki büyük nimet olan Velayet ve hüviyetten sorarak insanları birbirinden ayıracaktır, Allah Velayet’ten başka bir şeyden sormayacaktır ve insanların kimliği kıyamette Velayet’le belli olacaktır” diye konuştu.

Yumuşak Savaş, irade ve kimlik savaşıdır

Müminlerin kıyametteki kimliğinin Muhammedi bir kimlik olduğunu belirten İslam Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri, “Muhammedi kimliğe erişecek kadar Ehl-i Beyt (a.s) ile irtibatlı olmak gerektiğini” söyledi.

Ayetullah Eraki, Resul-i Ekrem’den (s.a.a) rivayet edilen “Ben ve Ali bu Ümmet’in babalarıyız” hadisine işaretle şunları hatırlattı: Resul-i Ekrem (s.a.a) İslam Ümmeti’nin babasıdır, bu baba olmak itibari değil belki hakikidir fakat cismani kalıba sahip değildir. O, Müslümanlar’ın kimliksel babasıdır. Eğer toplum bireylerinin yaptıkları Veliy-i Emr’in iradesiyle uyumlu olurlarsa, toplumsal iradenin oluşmasına, kimlik ve birliğin üretilmesine neden olur.

Ehl-i Beyt taraftarları, iradelerini herkesin emrine teslim etmezler

Günümüzdeki savaşın irade ve kimlik savaşı olduğunu söyleyen Ayetullah Eraki, şunları kaydetti: İnsanlar bu savaşta muhtelif alanlarda kime uyduklarını müşahhas etmeleri gerekir. Davranışlarda ve yaşam tarzı konusunda Veliy-i Emr’e uymak gerekir, Velayet’i kabul etmek insanın kime uyduğunun belli olması demektir.

Her toplumun kimliğini Veliy-i Emr’e itaat etmek olarak değerlendiren Müderrisler Camiası üyesi, şöyle dedi: Eğer Ehl-i Beyt taraftarları Ehl-i Beyt’e (a.s) ve haleflerine tabi olduklarını söylüyorsa, bunun anlamı sadece İmamlar’dan (a.s) ve Veliy-i Fakih’ten emir alırlar ve onların emrine tabi olurlar, demektir. Ehl-i Beyt taraftarları, iradelerini herkesin emrine teslim etmezler.

İslam İnkılabı Rehberi, İslam kimliğinin sembolüdür

İmam’a Hüseyin’in (a.s) Kerbela çölündeki övgüsüne de değinen Ayetullah Eraki, şunları belirtti: İmam Hüseyin (a.s), “Ben Ali’nin oğluyum” dedi, neden kendini Resul-i Ekrem’in (s.a) oğlu olarak tanıtmadı, oysa onunda oğluydular? İmam Hüseyin (a.s), kimliğin ehemmiyeti nedeniyle o çölde kendisini Emir-l Müminin’in (a.s) oğlu olarak tanıttı.

Velayet tarftarlarının İmam Zaman’ın (a.f) izleyicileri olduklarını beyan eden Ayetullah Eraki, şöyle devam etti: Günümüzde herkes İmam Zamanî’dir fakat kendi kimliklerini Seyyid Ali Hamaney ile tanıtmaları gerekir. Halihazırda İslam İnkılabı Rehberi, İslam’ın sembolüdür, bu nedenle düşman bütün saldırılarını bu sembole yöneltmiştir.

Düşmanın açtığı kimliksel savaşa karşı direnmenin zarureti

Medreselilerin günümüzdeki vazifesine değinen Ayetullah Eraki, “Talebelerin vazifesi, Şia’nın kimlik mevzisini savunmalarıdır, Veliy-i Fakih Müslümanlar’a doğru yolu göstermek için İmam Zaman (a.f) tarafından atanmıştır” dedi.

Ayetullah Eraki, konuşmasının sonunda şöyle dedi: Allah’ın emrine sorgusuz sualsiz uymak gerek, medreseliler Muhammedi İslam’ın kimliğini savunup halka açıklamalıdırlar. Kimliklerin savaşı olan Yumuşak Savaş’a karşı direnmek gerekir.    

Çev: Mehmet Gönül – welayet.com

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz