Pazartesi , 11 Aralık 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Vahdet Konusu » İslam Ümmeti için Vahdet Zaruri midir ?
İslam Ümmeti için Vahdet Zaruri midir ?

İslam Ümmeti için Vahdet Zaruri midir ?

Vahdet kelimesi arapça bir sözcük olup ’’VHD’’ kökünden olup sözlükte ’’birlik olmak, tek olmak, birlik’’ anlamlarına gelmektedir.Lügatte (Halk arasında) Anlamı

Vahdet, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmaya denir. Değişik ideoloji ve inançlara sahip olanların ortak noktalarda birleşmeleri, müşterek noktalarda aynı görüş ve stratejiyi takip etmek için birlik olmalarina denir.

Kur’an-ı Kerimde Vahdet

1-“… İman etmişseniz (Allah’tan) sakının, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah’a ve elçisine itaat edin.”[1]

2-” İşte sizin ümmetiniz bir tek olan ümmettir ve ben de sizin Rabbinizim; öyleyse benden korkup sakının.”[2]

3-“Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani birbirinize düşmandınız; O, kalplerinizi birbirinize kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz ve bir ateş uçurumunun kenarındaydınız; O, sizi oradan kurtardı. Allah, hidayet bulasınız diye işte böyle ayetlerini size açıklıyor.”[3]

4-“Mü’minler ancak kardeştirler. çyleyse kar­deşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah’tan korkup sakının; umulur ki rahmete eriştirilirsiniz.”[4]

5-“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra bölünen ve ihtilafa düşen kimseler gibi olmayın. Onlara büyük azap vardır.”[5]

6-“Ey insanlar! Gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi boylar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en yüce olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. Hiç şüphe yok Allah, bilendir, haberdar olandır.”[6]

Hadislerde Vahdet

Allah’ın salat ve selamı Resulullah (s.a.a)’e olsun, şöyle buyuruyor:

1-“İman etmeden cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmeden de iman edemezsiniz.Size, yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir işi bildireyim mi? Birbirinize yüksek sesle selam verin. “[7]

2-“Din, hayra olanı istemektir. “Kimin hayrına olanı? ” diye sorulunca şöyle buyurdu: “Allah’ın, Kitabı’nın, Resulü’nün, Müslümanların önderlerinin ve Müslümanların genelinin hayrına olanı. Canım elinde olan Allah’a andolsun ki hiçbir kul, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş olamaz.”[8]

3- “Müslümanların hepsi aynı koruma (Allah ve Resulü’nün koruması) altındadır; en zayıfları bile bu koruma altında yaşar. Onlar, başkalarına karşı tek bir yumrukturlar.Kim bir Müslümana ihanet ederse, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti ona olur; kıyamet günü de ondan hak ettiği azabı defedecek bir bedel kabul edilmez.”[9]

4- “Sakın (kötü) zanda bulunmayın; çünkü (kötü) zanların çoğu yalan çıkar.Birbirinizin sırlarını araştırmayın, tecessüs etmeyin, birbirinizden kuşkulanmayın, birbirinizi kıskanmayın, birbirinize sert çıkmayın, birbirinize nefret duymayın ve Allah’ın kulları olarak birbirinizin kardeşleri olun. Müslümanın üç günden fazla kardeşine küs olması helal olmaz.”[10]

5- “Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu (düşmana veya kendi kaderine) teslim etmez. Kim (Müslüman) kardeşinin ihtiyacını karşılamak için uğraşırsa, Allah da onun ihtiyacını karşılar. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü onun sıkıntılarından birini giderir. Kim de bir müminin ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onun ayıplarını örter.”[11]

6-“Bana en yakın olanınız, en güzel ahlaka sahip olan, Müslüman kardeşlerini ziyaret etmek için gezip dolaşan ve onlarla kaynaşıp onların sevgisini kazanandır.”[12]

Vahdetin Önemi Ve Zarureti

İstenilen vahdet birimizin inancının başka bir kişiye zorlatma, diretme ile kabul ettirmek değildir. Her ne kadar aramızda inanç, ideoloji vb. farklılıklar olsa da vahdet bizlere bu inançlarımızdan vazgeçmemizi değil hoşgörü ve sevgi çerçevesinde inançlarımızı tekfir etmeden ortak düşmanlarımız ve ortak değerlerimiz noktasında birleşmemizi istemektedir.Kısacası vahdet bedenlerin bir araya gelmesi değil, fikirlerin bir araya gelmesidir.

Eğer bizler kendi aramızda vahdet kuramazsak emperyalist ve siyonist güçler kendi çıkarlarına göre müslümanları kullanıp islam dünyasını parçalamak isteyeceklerdir.

Günümüzde oluşan gruplar veya tekfirci gruplar (Vahabi ve Selefiler) yüzünden taze ve bulanmamış gençlerin akıllarını kullanarak islam dünyasının arasına fitne fesat sokmaktadır ki buda  emperyalist ve siyonist güçlerin en çok istediklerini müslümanların eliyle yapmalarıdır.

Özetle; vahdet mezheplerin düşüncelerin ortadan kaldırması değil yada her kesin kendi düşüncelerinden vazgeçip, farklılıklarımızı kavgayla, zorla kabullendirmekle değil, her türlü dışarıdan düşmanların ithamlarını aldırmaksızın; ümmetin maslahat ve menfaatini için farklılıklarımızı göz ardı ederek , bir birimizin mazaretlerini mazur görerek cesaret ve samimiyetten geçer.

Büyük İslam Önderlerinin Görüşlerine Göre Vahdet

İmam Cafer-i Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “Müslüman, Müslümanın kardeşidir; gözü, aynası ve klavuzudur; ona hıyanet etmez, onu aldatmaz, ona zulmetmez, onu yalanlamaz ve onun gıybetini yapmaz. “[13]

İmam-ı Azam öğrencisine şöyle nasihat ediyor: “Düşünki Basraya gittin ve bizim muhaliflerimizin yanına uğradın.Kendini onlardan üstün gördün ve huzurlarında ilmi üstünlük göstermeye çalıştın.Onlarla iç içe yaşamaktan ve kaynaşmaktan çekindin.Sen onlara itiraz etti, sen onlara; sen onları terk ettin, onlarda seni; sen onlara küfrettiin, onlarda sana; sen onları bidatçilikle suçladın, onlarda seni; bilesinki bu hiç akıllı bir iş değildir. ”

Seyyid Ali Hamanei: “En İyi Direniş Metodu İslami Vahdettir”

Ayetullah Sistani: “Ehlisünnet bizim kardeşimiz değil, özümüz ve canımızdır

islamivahdet.com

[1] (Enfal/1)

[2] (Müminun/52)

[3] (Al-i İmran/103)

[4] (Hucurat/10)

[5] (Al-i İmran/105)

[6] (Hucurat 13)

[7] et-Tac’ul-cami, c.5, s.30

[8] et-Tac’ul-cami, c.5, s.72-73

[9] Sahih-i Buhari, c.3, s.26, Medine Haremi Babı; et-Tac’ul-cami, c.4, s.400; Buhari ve Müslim’den naklen İmam Ali’den rivayet edilir.Usul-i Kafi, c.2, s.126’da benzeri bir hadis rivayet edilir.

[10] et-Tac’ul-cami, c.5, s.29; Kütüb-i Sitte’den dördünün bu hadisi rivayet ettiği kaydedilir; Usul-i Kafi, c.2, s.244.

[11] et-Tac’ul-cami, c.5, s.20; Kütüb-i Sitte’den dördünün bu hadisi rivayet ettiği kaydedilir; Usul-i Kafi, c.2, s.200.

[12] et-Tac’ul-cami, c.2, s.s.175, h.1

[13] Bihar’ul-Envar, c.72, s.266, h.17. et-Tac’ul-Cami, c.5, s.54’te de benzeri bir hadis vardır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz