Çarşamba , 13 Aralık 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Haberler » İsrail – Hizbullah: Sınır bölgesi, çatışmanın dönüşüm hikâyesini anlatıyor
İsrail – Hizbullah: Sınır bölgesi, çatışmanın dönüşüm hikâyesini anlatıyor

İsrail – Hizbullah: Sınır bölgesi, çatışmanın dönüşüm hikâyesini anlatıyor

Sınır hattında gazetecilere basın açıklaması yapan Hizbullah’ın bu hamlesi, İsrail ordusunun, Güney Lübnan ve işgal altındaki Filistin toprakları arasındaki bölgede yaptığı değişimleri tüm dünyanın gözleri önüne serdi. Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bölgede rampalar oluşturduğu, çukurlar kazdığı ve ağaçları kökünden söktüğünü gazetecilere gösterdi.

Sınır hattında gazetecilere basın açıklaması yapan Hizbullah’ın bu hamlesi, İsrail ordusunun,  Güney Lübnan ve işgal altındaki Filistin toprakları arasındaki bölgede yaptığı değişimleri tüm dünyanın gözleri önüne serdi. Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bölgede rampalar oluşturduğu, çukurlar kazdığı ve ağaçları kökünden söktüğünü gazetecilere gösterdi.

Basın organlarına gelecek savaşın denklemlerini oluşturan stratejik noktalara doğrudan ulaşarak bölge hakkında bilgi sahibi olma fırsatı tanıyan bu adım,  oldukça önem taşıyor. Zira teşhir edilen alan, düşmanın siyasi ve askeri liderlerinin güvenli bölgesi olma özelliği taşıyor. Bundan dolayı savaşın bu topraklara taşınması, sadece füzelerle sınırlı kalmayacak, direnişin “ayakları (ya da postalları) ” yerleşimcileri ve askeri noktaları ezip geçecek.

Buna karşın, İsrail Hizbullah’ın füzeleri ile mücadele için füze savunma sistemleri geliştirmeye devam ediyor. Yapay, doğal ve coğrafi “engelleme” sistemlerini arttıran İsrail,  direnişçilerin el-Celil’e girmesine engel olmaya çalışıyor. Sınırdaki engebeli bölgenin görüntüleri ve İsrail savunması hakkında gazetecilere yapılan basın açıklaması, aslında varsayılan çatışmada, Hizbullah’ın benimsediği operasyonel seçenekler ve tutum karşısında, İsrail ordusunun askeri stratejisine kadar uzayan değişimin boyutunu somutlaştıran siyasi kararlar ve politikaların bir tercümesidir.

Bu değişimin kaynağının, 2006 Temmuz Savaşına dayandığını unutmamak gerekiyor. Öyle ki bu savaşın sonuçları, düşman ordusunun Hizbullah’ı ve yeteneklerini ezmeyi amaçlayan hedeflerini gerçekleştirmek konusundaki başarısızlıkları ile sınırlı kalmadı, savaşın yansımaları bölgesel denklemleri netleştirmeye kadar uzandı. Ayrıca bu savaşın sonuçları, düşman İsrail ile olan savaşta Lübnan ve Direniş Ekseni için bir koruma şemsiyesi oluşturdu.

Savaşın taşıdığı en önemli mesajlardan biri de, Siyonist rejimin 1948 yılından bu yana benimsediği askeri ilkelerin başarısızlığının kabul edilmesi oldu. Bu bağlamda Hizbullah’ın Lübnan’a karşı düzenlenecek herhangi bir geniş çaplı saldırıda El-Celil’e gireceğine işaret ediliyor.

İsrail’in benimsediği savaş ilkeleri, İsrail’in düşmanlarını operasyonel bir girişim ve planlamadan caydırmanın yanı sıra, gelişmiş uyarı yeteneklerine dayanıyor. Aynı şekilde, herhangi bir saldırı seçeneğini boşa çıkaran önleyici darbe girişimleri ile İsrail’in kendisine yönelen tehditleri de denetlemesine izin veriyor.

Bu başarısızlığa boyun eğişin tercümesi, işgal edilmiş Filistin topraklarının içinden bir savunmaya alternatif olarak, savunma girişimlerini yansıtıyor. Diğer yandan, bu eylem Tel Aviv’deki karar alıcıların, İsrail’in caydırıcı sistemlerinin Hizbullah’ı vazgeçirmek konusundaki etkinliğine olan güvensizliğini de ortaya koyuyor. Gazetecilerin bölgeyi gözlemlemesi, Hizbullah ve Lübnan’a karşı nükleer ve kimyasal üstünlüğüne rağmen İsrail’e önleyici gücünün sınırlı olduğu konusunda boyun eğdirdi.

Bu sayede, savaşın denklemlerini yenileyen stratejik dönüşüm hikâyesinin en önemli noktası, Filistin – Lübnan sınırında açığa çıktı. Bu denklemlerin sonucunda, bölgenin “büyük devleti” olan İsrail askeri, teknolojik ve yıkıcı gücünü tarihinde görülmemiş bir şekilde geliştirdi. Girdiği tüm savaşlarda yıkıcı gücünü düşman toprakları üzerinde yürütmeyi ilke edinmiş olan İsrail, operasyonel seçeneklerinden geri adım atmak zorunda kalarak, savunma ilkesine geçiş yaptı. Bu kapsamda, yapay ve doğal engeller oluşturan İsrail,  Hizbullah’ın İsrail’in içine sızmasını engellemeyi amaçlıyor.

Bununla birlikte, El-Celil’e girme seçeneği, Hizbullah’ın caydırıcı kuvvetini kuvvetlendirmek için sahip olduğu güç unsurları kapsamında, İsrail’in herhangi bir savaşta Lübnan’a saldırma seçeneğini yok ediyor.

Ali Haydar – Al Akhbar

www.medyasafak.net

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz