Pazar , 20 Ağustos 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Haberler » İsrail Suriye’deki Tekfirci Teröristleri Niçin Destekliyor?
İsrail Suriye’deki Tekfirci Teröristleri Niçin Destekliyor?

İsrail Suriye’deki Tekfirci Teröristleri Niçin Destekliyor?

İsrail; resmi iddialarının aksine, yıllardır doğrudan Suriye’deki çatışmaların içindedir. Defalarca kez Suriye’deki teröristlere lojistik ve askeri destek sağlamıştır.

Londra merkezli Rey El-Yevm gazetesi İsrail’in Suriye’deki terörist gruplara olan desteğine ilişkin şunları yazdı:

“Suriye krizinin üzerinden 6 yıl geçmesiyle birlikte, İsrail rejimi yalan iddialarını yaymaya devam etmekte ve Arap ülkelerinin iç işlerine müdahale etmektedir. Pagin Merkezi yeni araştırmasında Tel Aviv karar mercilerinden stratejilerini değiştirmelerini ve muhalif grupları desteklediklerini resmi olarak açıklamalarını istemiştir.

Ama savaş meydanındaki gerçekler, İsrail resmi söylemlerinin yalan olduğunu kanıtlamaktadır. Bu bağlamada İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman şiddetle Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın devrilmesi istemiş ve ülkedeki siyasi çözüm için tek yolun mezhebi, etnik ve dini olarak bölünme olduğunu vurgulamıştır.

Aynı zamanda İsrail ve Suriye’deki silahlı muhalifler arasında yıllar öncesinden şimdiye kadar bir ilişki olduğu da ortaya çıkmıştır. Aynı Suriye’deki aktif teröristlerin en önemli destekçisi olan Suudi Arabistan ve İsrail arasındaki ilişkiler gibi.

İsrail’in resmi ve gayri resmi durumu takip edildiğinde, bu rejimin Suriye’de 6 yıldır yaşanan gerginlikler boyunca Suriyeli muhalifleri ve El-Kaide’ye bağlı Nusra Cephesi teröristlerini desteklemekten vazgeçmediği görülmektedir. Geçmişte olduğu gibi doğrudan ve dolaylı olarak çeşitli yardımlar devam etmektedir. 2012 yılı şubat ayında İsrail’in o dönemki Savunma Bakanı Moşe Ya’alon resmi olarak Suriyeli yaralıları tedavi etmek için sahra hastaneleri oluşturulacağını açıklamıştır.

Bu resmî açıklamadan sonra İsrail medyası, Filistin’de işgal topraklarındaki İsrail hastanelerinde tedavi edilen yararlılarla ilgili haberler yayınlamıştır. Bu haberlerde Nahariya’daki Batı Galilee Hastanesi’nin bir bölümünün Suriyeli yaralıların tedavisine ayrıldığı belirtilmiştir.

Bütün bunlarla birlikte İsrail rejimi uluslararası çevrelerde de Suriye hükümetine muhalif grupları desteklemiş ve rejimin cinayetleri olarak nitelendirdiği olayları kınamış ve hükümete muhalif temsilcilerle toplantılar düzenlemiştir. Tabi bu arada İsrail’in Suriye Ordusu ve müttefiklerinin mevzilerini hedef alma konusunda teröristlere sağladığı hava desteğini de unutmamak gerekir. Aynı zamanda medyada İsrail’in özellikle Türkiye’de silahlı grupların hazırlanmasına katılarak, teröristler için sağladığı lojistik ve stratejik desteğe dair haberler yayınlanmış ve Tel Aviv bu haberleri asla yalanlamamıştır.

Yahudi-Amerikan tüccarlardan olan Mordechai Kahana geçtiğimiz günlerde İsrail rejiminin Halep’in doğusunda Irak teröristlerine tıbbi yardımda bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Mordechai Kahana, kendisinin sürekli olarak muhaliflere gıda ve ilaç ulaştırdığını ve bu konunun İsrail’in resmi yetkililerinin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini belirtti.

Buna karşılık olarak ta Suriyeli muhaliflerin liderleri İsrail karşısında dalkavukluk yaparak, sürekli bu rejimden yardım talebinde bulunuyor ve Şam’a hâkim olmaları durumunda Şam’da İsrail Büyükelçiliği açma sözü veriyorlar. Bu konuya İsrail’in özgürlük bayramında Suriye Hükümeti muhaliflerinden Cenbeş-i El-Ehrar tarafından gönderilen tebrik mesajında rastlamak mümkün.

Suriyeli muhaliflerden Kemal El-Lebvani de defalarca açık bir şekilde işgal topraklarına gitmiş ve Tel Aviv yetkililerine Golan’ın tamamen kendilerine verilmesi karşılığında Beşar Esad’ı devirme teklifinde bulunmuştur. Suriye hükümetine muhalif gruplar aynı zamanda Binyamin Netanyahu’nun 2015 yılında Başbakanlığı yeniden kazanmasından dolayı kendisini tebrik etmişlerdir.

Suriye Ulusal Cephe Koordinatörü Fahad El-Mısri, hükümet karşıtları tarafından çekilen bir videoyu İsrail’e göndermiş, bu videoda yeni Suriye’nin İsrail’in düşmanı olmayacağı belirtilmiştir. Öte yandan Suriye hükümet karşıtlarından Halid El-Halef de Şam’daki El-Mezet Havaalanını hedef almasından ötürü İsrail’i tebrik eden bir mektup göndermiş ve hükümet karşıtları için daha fazla zaferlerin gerçekleşmesini istemiştir. Bu bağlamda İsrail üniversitesi de Suriyeli muhalif liderler için Beşar Esad karşısındaki mücadelelerini İsrail kamuoyuna açıklamaları için özel tribünler oluşturmuştur. Bu olay en son Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’ne bağlı Truman Akademisi’nde gerçekleşmiştir.

Buna karşılı olarak, Suriye Ordusu’nun bu savaştan dolayı gücünün zayıflamasına rağmen, İsrail zırhlı kuvvetleri ordu komutanlarından bir general, 2014 yılı şubat ayında, Suriye zırhlı kuvvetlerinin iç çatışmalarla meşgul olmasına rağmen Ortadoğu’daki askeri alanda asıl oyuncu olduğunu ve bu kuvvetlerin geniş deneyimlere ve yeterliliğe sahip olduğunu söyledi.

Mevcut şartlarda İsrail, 1973 yılından beri bu rejimle savaşı durdurmayan Hizbullah ile ilişkiler konusunda hissedilebilir bir derecede ikilem yaşamaktadır. Tel Aviv şu an Hizbullah’ın askeri filolarının bu rejim için stratejik bir tehlike olduğunu ve Dimona Nükleer Tesisi gibi bütün alanların Lübnan Direniş Kuvvetlerinin tehdidi ile karşı karşıya olduğunu kabul etmektedir.

Körfez ülkelerinin de Hizbullah’ı terörist gruplar listesine almasından sonra, alınan bu karar Hizbullah’ı ve Lübnan’ı hedef alması konusunda Siyonist Rejim’e Arap meşruiyeti vermiş, hatta bu saldırı için batının onayı dahi alınmıştır. Ama burada hatırlatılması gereken konu, İsrail İstihbarat eski Başkanı Amos Yadlin’in birkaç gün önce gündeme gelen açıklamalarıdır. Amos Yadlin, savaşın kaderini hızlı bir şekilde İsrail’in lehine değiştirme ve önemli yenilgiler almadan zaferler kazanma döneminin 1967 yılı haziran ayında yaşanan savaşın ardından sona erdiğini söylemiştir.

Şimdi şu soru gündeme gelmektedir, “Acaba İsrail Beşar Esad’ı devirme ve Suriye’yi bölme üzerine yaptığı hesaplara odaklanarak, İsrail’i Lübnan Hizbullah Hareketi’ne karşı yeni askeri bir maceraperestliğe mi sürüklemek istemektedir? Böylesi bir durumda Amerika Başkanı Donald Trump, İsrail’in bu saldırı girişiminin ilk destekçisi olacaktır.”

Rast Haber

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz