Cumartesi , 19 Ağustos 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Faydalı Sayfalar » Analiz » Kuveyt’in İran politikası: Boyutlar, yönelim
Kuveyt’in İran politikası: Boyutlar, yönelim

Kuveyt’in İran politikası: Boyutlar, yönelim

Kuveyt’in İran’ı terörist bir hücrenin arkasında olmakla suçlamasından ve Tahran’ın Arap şeyhliğini istikrarsızlaştıracak girişimlerde bir dahlinin olduğunu reddetmesinden birkaç hafta sonra Kuveyt Dışişleri Bakanı Yardımcısı Halid el-Carallah, ülkesinin İran’la olan ilişkilerinde bu şekilde olumsuz bir gelişme yaşanmasından üzüntü duyduğunu söyledi.

Alwaght

Kuveyt’in İran’ı terörist bir hücrenin arkasında olmakla suçlamasından ve Tahran’ın Arap şeyhliğini istikrarsızlaştıracak girişimlerde bir dahlinin olduğunu reddetmesinden birkaç hafta sonra Kuveyt Dışişleri Bakanı Yardımcısı Halid el-Carallah, ülkesinin İran’la olan ilişkilerinde bu şekilde olumsuz bir gelişme yaşanmasından üzüntü duyduğunu söyledi.

Adını Kuveyt’in kuzeyinde bulunan ve güvenlik güçlerinin silah ve bomba parçaları bulduğu iddia edilen bölgeden alan “Abdali hücresi” hakkında yorum yapan üst düzey Kuveytli yetkili “Yaptığımız açıklamada resmi duruşumuzu ifade ettik, ancak İran’la ilişkimizde bu olumsuz gelişmenin meydana geldiğini gördüğümüz için üzgünüz” diye konuştu.

2015 yılında Kuveyt, ülkenin kuzeyinde bir “terör hücresi”ni açığa çıkardığını iddia etmişti. O tarihten itibaren Kuveytli yetkililer, İran ve Lübnan Hizbullahı’nın bu hücreyle bağlantılarına dair çokça suçlamada bulundu ve bu suçlamalar İran yetkilileri tarafından defaatle yalanlandı.

Yakın zamanda Kuveyt’te yayınlanan El-Siyase gazetesi, İçişleri Bakanı’ndan alıntı yaparak, Abdali hücresinden 14 mahkumun İran’a kaçtığını aktardı. Haberde, bu kişilerin hepsinin devletin güvenliğini tehlikeye atmaktan hüküm giydiği belirtildi. Ancak gazete, iddia hakkında herhangi bir kanıt sunmadı.

Temmuz ayında Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İran’ın 19 diplomatın görev yaptığı büyükelçilik personel sayısını 4’e indirmesi gerektiği yönünde bir talimat yayınladı.

İran Dışişleri Bakanlığı Kuveyt’in Tahran’daki maslahatgüzarını, izahat istemek ve Kuveyt’in personel azaltma kararını protesto etmek üzere bakanlığa çağırdığını söyledi.

Kuveyt’in İran’a yönelik politika değişikliğini anlamak için, Kuveyt’in dış politikasını etkileyen faktörlerin incelenmesi gerekir.

Önce demografik ve iktisadi görünüm

Fars Körfezi’nin güney kıyılarında yer alan Kuveyt’in nüfusu 3.5 milyon. Uluslararası Para Fonu’na göre ülkedeki kişi başına düşen gelir yıllık 47 bin dolar ve bu seviye ülkeyi müreffeh bir devlet haline getiriyor. Şeyhliğin 70 milyar varillik petrol rezervleri olduğu aktarılıyor ve bu, dünyadaki petrol rezervlerinin yüzde 10’una denk düşüyor.

Dış politikayı etkileyen faktörler

Analistler, Kuveyt’in dış politikasını iki ana unsurun şekillendirdiğini ileri sürüyor. Bunlardan birincisi (Fars) Körfez(i) İşbirliği Konseyi’nin duruşuna uyum sağlama ihtiyacı, ikincisi ise stratejik derinlik yoksunluğu nedeniyle başka ülkelerin içişlerine karışmaktan imtina etme stratejisi. Bu küçük devlet, 1990’ların başında Saddam Hüseyin liderliğindeki Irak süpürücü bir taarruzla bütün topraklarına el koyduğu zaman kısa süreliğine, dış etkilere son derece açık olduğunu göstermişti. O tarihten bu yana Kuveyt liderleri, bölgesel ayrışmalar söz konusu olduğunda tarafsız bir dış politika benimseme arayışında oldu. Bu, bölgesel pozisyonları açısından maliyetli olabilecek keskin siyasi duruşlar göstermekten kaçınmayı da içerdi.

Sınırlı savunma gücüne sahip bir ülke olarak Kuveyt, kendini koruma konusunda dış güçlere bel bağlıyor. 1990 yılında Irak güçleri devleti istila ettiği zaman, Fars Körfezi Arap hızlı tepki gücü Kuveyt topraklarını koruyamamıştı. Bu olay, ABD öncülüğündeki Batı müdahalesine zemin hazırlamıştı. Bu durum Kuveyt liderlerine, kendilerini ABD koruması altına götürecek bir politika benimsemeleri gerektiği yönünde bir ders verdi. Irak’ın 1980’li yıllarda İran’la girdiği savaş boyunca Kuveyt’in ticaret gemileri, Fars Körfezi sularında güvenli hareket etmek için Amerikan bayrakları taşırdı.

İran’la ilişkiler

İran, bağımsızlık ilanının ardından Kuveyt’i devlet olarak tanıyan ilk ülke oldu ve Ocak 1962’de Kuveyt’te büyükelçilik açtı. 1979’da İran İslam Devrimi’nin ABD destekli Pehlevi rejimini devirmesinin ardından Kuveyt, dışişleri bakanı (şimdiki emir) Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir el-Sabah’ı, yeni İran hükümetini tanımak ve desteklemek üzere Tahran’a gönderdi. Ancak Saddam İran’ı işgal ettiği zaman Kuveyt, Irak yanlısı Arap devletleri birliğine katıldı ve Tahran’la bağlarını kesti, hatta Bağdat’ın yürüttüğü kampanyayı destekledi.

 

Saddam Kuveyt’i işgal ettiği zaman İran daha ilk saatlerde, hatta Arap devletlerinden bile önce Irak’ın saldırısını kınadı. Savaş sonrasında İranlı uzmanlar Kuveyt’in petrol kuyularındaki yangınları söndürmesine yardım etti. Tahran’ın işgal karşıtı duruşu, Kuveyt’le ilişkilerin iyileşmesine yardımcı oldu. Netice itibariyle, iki ülke arasındaki ilişkiler son ihtilaflara kadar, makul düzeydeydi.

Kuveyt’in politikası nereye gidiyor?

Kuveyt’in politikası büyük ölçüde ülke içi duruma bağlı ve bu, şeyhliği bağımsız kararlar alamaz hale getiriyor. Ülke içi politikanın biçimi, dengeli bir dış politikayı şekillendiriyor. Bir başka deyişle, sınırlarını anlayan Kuveyt, başka ülkeler karşısında sert duruşlar benimseyemez. Zaman zaman İran karşıtı açıklamalar yapabilir, ancak diğer taraftan Tahran’la ilişkileri iyi düzeyde tutmanın yollarını arar.

www.medyasafak.net

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz