Cuma , 18 Ağustos 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Faydalı Sayfalar » Şehadetinin yıl dönümünde rahmet ile anıyoruz
Şehadetinin yıl dönümünde rahmet ile anıyoruz

Şehadetinin yıl dönümünde rahmet ile anıyoruz

20. Yüzyıl’ın ikinci yarısından itibaren ABD’de siyahilerin  İslam’a girmeleri ve özgürlük mücadelelerinde kilit rol oynayan Malcolm X, bundan tam 52 yıl önce düzenlenen bir suikastla şehit edildi.

Şehadetinin 52. yıldönümünde rahmetle ve özlemle anıyoruz.

Mücadeleyle dolu bir yaşam
Asıl adı Malcolm Little olan Malcolm X, 1925 yılında siyahilerin özgürlüklerine kavuşamayacaklarına ve Afrika’ya geri dönmeleri gerektiğine inanan Earl Little isimli bir rahibin oğlu olarak dünyaya geldi.
5 yaşındayken babasını faili meçhul bir cinayete kurban veren ve annesi akıl hastanesine kapatılan Malcolm, yoksulluk ve zorluklar içinde geçen çocukluğunun ardından 1946’da hırsızlıktan hapse mahkum oldu.
Bu dönemde siyahi milliyetçiliği savunan Nation of Islam (İslam Milleti) hareketinin lideri Elijah Muhammed’in görüşlerini benimseyen Malcolm, 1952’de cezaevineden çıkınca bu harekete katıldı.
Bu tarihten itibaren davasının isimsiz bir hizmetkarı olduğunu simgelesin diye X soyadını kullanmaya başlayan Malcolm, karizmatik kişiliği, enerjisi ve sözünü sakınmayan, hararetli hitap tarzı sayesinde kısa sürede hareketin önde gelen yüzlerinden biri oldu.
Zaman içinde Elijah Muhammed ile hareketin odak noktaları, kullandığı yöntemler ve dine bakış konularında anlaşmazlığa düşen Malcolm X, 1964’te Nation of Islam’dan ayrıldı.
Hayatının son döneminde Amerikan toplumunun ırk problemini çözmesi için İslam dinini anlaması gerektiğini ve tüm ırkların kardeşliğini esas alan bir insan hakları mücadelesini savunan Malcolm X, bu dönemde El-Hajj Malik El-Shabazz (el-Hac Malik eş-Şahbaz) ismini kullanmaya başladı.
Malcolm X, 21 Şubat 1965’te Harlem’de konuşma yaparken silahla vurularak şehit edildi. Nation of Islam üyesi üç kişi, cinayet suçundan mahkum edildi.
Malcolm X’in, ünlü siyahi yazar Alex Haley ile kaleme aldığı hayat hikayesi, 20’nci yüzyılın en önemli otobiyografilerinden biri olarak gösteriliyor.

Akif Emre: Hakikat karşısında taviz vermeyen insan tipinin en çok arandığı bugünlerde, Malcolm X’i daha çok anlamaya ihtiyacımız var
Malcolm X, 21 Şubat 1965 tarihinde mücadelesinin zirvesindeyken İslam’ın evrensel hakikatini idrak ettiği, beyaz ve siyah ırkçılığına/ayrımcılığına karşı İslam kardeşliği söylemini dillendirmeye başladığı dönemde katledildi.

Tam yarım yüzyıl sonra Malik el Şahbaz’ın şehadetinin ne anlama geldiğine dair söylenmesi gereken sözler her geçen yıl daha da çoğalıyor. Amerikan rüyasının büyülü dünyasından perdeyi çekip indiren adamdı.  Amerikan siyasal sistemi ve toplumsal yapısının yaldızını söktü; cesur cümleleri, duruşu, hayatı ve mücadelesiyle.

Malcolm X’in yaldızını söktüğü Amerikan imajı neydi? Her şeyden önce kuruluş beyannamesinde Fransız Devrimi’nden de önce “tüm insanların eşit doğduğu, özgürlük ve refahlarını aramalarının vazgeçilmez hakları” olduğunu beyan eden tek devlet olma ayrıcalığı… Amerikalılar modern dönemde bu ilkeleri kuruluş beyannamesinde ilan eden ilk devlet olmakla övünürler.

İşte bu sahte imajı parçalayan Malcolm X’in şehadeti oldu!

Evet, Amerika’nın kurucu babaları tüm insanların doğuştan eşit ve hür yaratıldığını beyan ediyorlardı ama bu ilke sadece beyaz insanlar için geçerliydi. Köleliğin kaldırılması kuzey ve güney savaşlarına sebep olacak, bu ancak 19. yüzyılın sonlarında gerçekleşecektir. Bu da beyazların siyahlardan daha eşit oldukları gerçeğini değiştirmeyecekti. Siyah-beyaz ayrımının resmen kalkması için uzun süre mücadele etmek gerekecekti.

Bugün siyah ya da kızıl deri rengi üzerinden açıktan ayrımcı, aşağılayıcı ifade ağır cezayı gerektiriyor. Ancak Amerikan sistemi yeni siyahlarını üretmekte zorlanmayacaktı. Müslüman bir siyah olarak mücadele eden Malcolm X zamanında renk ayrımcılığı en büyük tehditti. Şimdi ise deri renginden çok din rengi ayrımcılığı, hatta din düşmanlığı büyük tehdit haline geldi: İslamofobi.

Malcolm X’in mücadelesi ırk ayrımcılığını kaldırmada başarılı oldu ama elli yıl geçmeden dine dayalı ayrımcılık daha keskin olarak geri döndü.

Malcolm X’in farkı

Amerika’da Müslüman zenci hareketi, ırk ayrımcılığı konusunda Malcolm X’in verdiği müthiş mücadele ve bunun sonuçları çok farklı boyutlarda ele alınmalıdır. Siyasal ve toplumsal yerleşik düzene karşı bir başkaldırı örneği olarak modern dünya tarihinin en önemli figürlerinden biri olarak bugünümüze ışık tutar. Bu ateşin dava adamını anlamak için onun sosyal aktivesini, öncülük ettiği mücadeleyi besleyen karakterine dokunmak gerekir.

Malcolm X’in hayatı ve mücadelesinin sonuçları farklı biçimde değerlendirilmeli ve sanılanın aksine hala ciddiyetle ele alınmaya muhtaç. Ancak beni etkileyen iki özelliğini tüm bu sonuçlar kadar önemli bulurum: Hakikat avcılığı ve hakikate teslimiyet.

Hayatının ilk dönemindeki suç şebekelerinin içinden sıyrılıp sahte bir İslam davasıyla, bir tür siyah ırkçılığına bürünmüş din anlayışıyla beyaz ırkçılığa karşı verdiği mücadelede hep haksızlığa karşı kafa tuttu. Doğru bildiğini savunurken gözünü budaktan sakınmayan, mutlak bir cesaret ve fedakârlık örneğidir. Militan bir dava adamıdır. Bedeli ne olursa olsun haksızlığa karşı durmaktan çekinmez. Hayatının tüm evrelerinde bu mücadeleci yanı, dava adamı oluşu, adanmışlığı hep en öndedir, hakikat avcısıdır. Hakikati yakalamak ve onun uğrunda gereken her şeyi, gereken her yöntemle yerine getirmeyi şiar edinir.

Dava adamlığını tamamlayan en büyük örnekliği, hakikat karşısında tereddütsüz teslimiyetidir. Gerektiğinde hayatını ortaya koyduğu mücadelesinin yanlışını gördüğü anda hakikate teslim oluşu, hakikat karşısındaki samimiyeti, modern çağda eşine az rastlanır bir dava adamlığı örneğidir.

Hakikat avcısı olarak Malcolm X hakikate baştan teslim olmanın samimiyet timsalidir. Hayat çizgisine bakıldığında geçtiği evreler, yaşadığı dönüşümler; bir Müslümanın eksik bilgiden dolayı, sosyal veya kültürel nedenlerle yanlış yönlendirme içinde olsa bile eğer samimi ise Hakk’ın onu hakikat istikametine yönlendireceği kanaatinin en somut ifadesidir.

Hayatı, samimiyeti, mücadelesi ve hakikat karşındaki tutumuyla Malcolm X’i, bir öncü ve yol gösterici olarak bugün daha çok anlamaya ihtiyacımız var.

Hakikat karşısında taviz vermeyen, hakikati bulduğu yerde samimiyetle teslim olan insan tipinin en çok arandığı dönemde, rahmetle  bir kez daha analım.

islamianaliz

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz