Salı , 26 Eylül 2017
Son Eklenenler
Anasayfa » Haberler » Şeyh Mahir Hammud ‘Katar Krizi’ni yorumladı
Şeyh Mahir Hammud ‘Katar Krizi’ni yorumladı

Şeyh Mahir Hammud ‘Katar Krizi’ni yorumladı

Lübnanlı Sünni alim Şeyh Mahir Hammud, bu haftaki Cuma hutbesinde Suud ve beraberindeki Arap ülkelerinin Katar’ı hedef alan boykot hareketini değerlendirdi.

Şeyh Mahir Hammud’un 9 Haziran 2017 tarihli Cuma hutbesi şöyle:

“Arap-Amerikan zirvesi gerçekleştirildiğinde “Bundan daha büyük bir çöküş olabilir mi” sorusunu sormuştuk. Bugün görüyoruz ki, bu çöküş bizi daha da kötü boyutlara doğru taşıdı.

Neler oluyor? Körfez dünyasındaki gelişmeleri nasıl yorumlamalıyız?

Özetle, karşımızda kan dökmek, Arapların kalan petrol gücünü de tüketmek ve Siyonist oluşumun güvenliği artırmaktan başka bir hedefe sahip olmayan bir komplo duruyor.

Bu durumun başka bir açıklaması olamaz. Şayet denildiği gibi Katar teröre destek verdiği için böyle bir boykot hareketine maruz kalıyorsa, o zaman herkesten çok IŞİD’e ve diğer gruplara destek veren Suud’a ne demeli?! Nasıl oluyor da bölgenin en büyük Amerikan üssüne ev sahipliği yapan Katar’a karşı boykot hareketi başlatılabiliyor? Önce Katar’ı İhvan-ı Müslimin’i ve Hamas’ı desteklemekle suçlayıp ardından Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri tarafından İhvan’la uzaktan yakından bağlantısı olan herkes hedefe oturtuluyor. Durumu bir de şöyle özetleyebiliriz:

Amerika piyonlarına rollerini dağıttı. Katar’a ise İhvan-ı Müslimin’in ve Hamas’ın bazı sembol isimlerini ağırlamak üzere sınırlı bir hak tanındı. Ancak bu noktada hedefi elbette ki direnişi ya da herhangi bir İslami grubu desteklemek değildi. Bilakis bu grupları gözetim altında tutmak, kendilerine çekmek ve kontrol altında tutmaktı. Birleşik Arap Emirlikleri(BAE)’ne de bu hususta görevler yükleyen Amerika, Suud’u kendine ayırdı ve Suud’un IŞİD ve diğerlerini desteklemesi için ona hak tanıdı. Böylece bu planın başarısızlığa uğraması halinde Amerika, tepkilerin hedefi olmaktan kurtulacak ve aynı zamanda teröre karşı savaş açacaktı. Ardından Trump geldi ve işin boyutları biraz değişti:

Trump paraya odaklandı ve Amerika’da kendisini eleştiren taraflara zengin Körfez Araplarının petrolünü tasarruf edebildiğini göstermek istedi. Belki de mesele, Katar’ın Suud’un ödediği kadar bir miktarı, hatta belki de daha fazlasını ödemesiyle çözülebilirdi. Şayet bu sağlanamazsa iki hedeften biri yerine getirilecekti: Ya Hamas’a baskı yapılacak ve Katar’daki varlığına son verilecekti. Ya da herkes sonu, hedefi, sınırı belli olmayan bir savaşa doğru çekilecek ve Amerika Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Yemen’de yaptıklarını yine yapacak, Katar her savaşta olduğu gibi en az 20 yıl gerileyecek ve elini kolunu kıpırdatamayacak hale gelecekti. Böylece İsrail’e karşı savaşmaktan ya da en azından manevi olarak İsrail’i tehdit etmekten de aciz kalacaktı.

Evet, bu komplo birçok noktada başarıya ulaştı. Peki, İsrail geçtiğimiz 7 sene içerisinde yaşananlardan daha fazla ne istiyor olabilir? Suriye yıkıma uğradı ve neredeyse bölündü. Irak, Libya ve Yemen’in durumu da farksız…

Ey Müslümanlar! Ey Araplar! Derin uykunuzdan uyanın! Amerika’nın elinde oynattığı kuklalardan farksızsınız! Size istediğini yaptırıyor. Üstelik bu komplonun bir parçası olanlar dinden, değerlerden, İslam’dan söz ederek bunu yapıyorlar.

Balfour Deklarasyonu’nun yayınlanmasının üzerinden geçen 100 küsur yılın ve İsrail’in kuruluşunun üzerinden geçen 70 yılın ardından Müslümanlar, Ben Gurion’a en değerli hediyelerini sunuyorlar: Bölünmüş bir Suriye ve Irak; kötürüm olmuş bir Mısır; Arap ülkelerindeki kaynakların sınırsız tasarrufu; manevi çöküş; düşman İran; dost İsrail! Daha ne olsun?!

Yine de biz ümmetin komplocuların beklemediği şekilde içlerinde büyük hayırlar sakladığına kesinlikle inanıyoruz. Yakında Allah’ın izniyle göreceğiz!”

 

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz