Site icon İslami Vahdet

Ali Haydar Haksal yazdı: ‘İtikatta Milli Görüşçüyüz, amelde ise AK Partili’

Milli Gazete yazarı Ali Haydar Haksal, Iğdır ziyaretiyle ilgili notlarını paylaştığı yazısında, Türkiye’nin genel görüntüsünün birbirine çok benzediğine dikkat çekti.

İşte o yazı:

Iğdır Üniversitesi’nde katıldığımız bir programda Türkiye’nin değişmeyen görünümü ve yansımaları bütünüyle aynı.

Anadolu’nun farklı güzellikleri var. İnsanının sıcaklığı, samimiyeti, gerçeklerini yaşamak bir özlem. Küreselleşen şu dünyada hızlı bir değişim yaşanıyor. En ücrada bulunanlar da bundan etkileniyor. Çünkü artık iletim araçları bütün yoğunluğuyla da hayatımızda.

Yolculuğum sırasında gidiş ve gelişimde, konaklama sürecinde insanlarla olan ilişkilerimde ve gözlemlerimde çok şeyi fark ediyoruz. Değişik ama bir birbirini tamamlayan bakışlar. Ezici çoğunluğu elinde bulunduran iktidar büyük bir güce sahip. İnsanların genelde bağlılıkları ne ideolojik ne de düşünseldir. Genelde iş alanı ve yatırımların olmaması istihdam boşluğu oluşturuyor. Genç bir nüfusa sahibiz. Büyük bir artış var. Türkiye genelinde 194 dolayında üniversite var. En küçük ilin üniversitesinde bile en az on beş bin öğrenci bulunuyor. Küçükten büyüğe çok büyük bir toplam oluşturuyor. Üniversiteler her yıl büyük oranda mezun veriyor. Bunlar diplomalı işsizler. Haklı olarak insanlar çocuklarının geleceklerinden, iş ve mesleki alanlarda kaygılılar. Onların iş bulabilmesi için mutlaka gücün yanında yer almaları gerekiyor. İnsanın güçten yana olma bir psikolojisi var. Uçakta biri, belediye veya halkın tercihleri açısından güç neredeyse orada olmak gerekir. Bir tarafta kepçelerle dağıtılıyor, diğer tarata ise hiçbir şey yok. O zaman kovalarla ve kepçelerle dağıtılan yerde olmalısın ki pay alabilesin. Gençliğin bir ideolojisi yok. İdeolojiler daha çok felsefi olmaktan çok yapay oluşlara dayanıyor düşüncesindedirler.

Ticaret ile ilgilenen yan yana oturduğumuz uçak yolculuğu arkadaşım, ekonominin büyük bir çıkmazda olduğunu her an bir patlama olmasının söz konusu olabileceğini belirtti. Kendisinin kira gelirlerinin olduğunu, fazla giderlerinin olmadığını de vurguladı.

Türkiye’nin genel görünümü bakımından örnek olsun için vurguluyorum. Bir aziz dostumun şu yaklaşımı tabloyu tamamlıyor bir bakıma. “İtikatta Milli Görüşçüyüz, amelde ise AK Partili.” İnsanı gülümsetecek bir durum ama gerçek. Zaten görünümde büyük güç Milli Görüş’ü bitirmiş gibi bir görünüm var. Tabii bu, özden uzaklaşmış olmanın da bir sonucu. Müslümanların aralarındaki ayrışmaları dinî ve fıkhî sorunların algılanış ve kavrayışlarından çok günümüz mantığı ile kimi saçma yaklaşımlara dayanıyor. Karşılığı olmayan bölünmeler.

Kavmi ayrışmaların da bir karşılığı bulunmuyor. Bugün Arapların çok parçalı oluşu kavmi sosyolojik bir temele dayanmıyor.

Özellikle Şia karşıtlığının vardığı sonuçlar çok daha vahim ve tehlikeli. Şia olan yol arkadaşımın tepkisi çok büyük. İbadetlerini aksatmadığını özellikle vurguluyor. Televizyonlarda dini program yapanların Şia aleyhtarlığı büyük bir uçurum oluşturuyor. Şu adamları neden konuşturuyorlar. Bizi kâfir olarak ilan ediyorlar, aslında bizi tekfir etmek ile onlar dinden çıkıyorlar. Üniversitede İslâm düşüncesi ve şiir geleneğimizi üzerinde durduk. Peygamberimizin Hassan Bin sabit İle Ka’b Bin Züheyr’i yanında şair olarak bulundurması onlara şiir söyletmesi, hırkasını Ka’ba giydirmesi önemli. Üstat Sezai Karakoç’un belirtmesiyle Peygamberimiz hırkası ile şairlerin ve şiirin üstünü örtmüştür. Şiirimiz bu hırkanın altındadır. Bundandır ki, şiirimizde Peygamber sevgisi en duyarlı ve en güzelini oluşturuyor. Peygamberimizi naatlarda, kasidelerde, mevlitlerde, ilahilerde, mesnevilerde daha sıcak ve yakın buluyoruz. Bu sevgiyi başka hiçbir şey böyle güçlü olarak vermiyor.

Günümüzün açmazları şiir, edebiyatının pozitivist ve batı etkisinden olmasından ötürüdür. Peygamber sevgisi ile büyük medeniyetimizi diriltebiliriz, yeniden büyük yolculuğa emin adımlarla çıkabiliriz. Şiirin gücünü asıl özünde tutarsak çok sorunun üzerinden gelebiliriz.

Davette bulunan bizi yalnız bırakmayan aziz dostum Prof. Dr. Rektör Yardımcısı Faik Yılmaz, eşi dergimizin de yazarlarından Ayşegül Yılmaz, oğulları Bedir, Üniversite Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz, Kafkas Üniversitesi’nden Dr. Adem Polat, Araştırma Görevlisi Azer Yavuz’a ve adlarını anamadığım diğer dostlarıma teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Exit mobile version