Site icon İslami Vahdet

Maduro’nun ABD güdümlü muhalefet ve yapay ekonomik krizle başı dertte (Haber-Analiz)

Ekonomik politikalar Venezuela’nın siyasi kaderini belirleyecek gibi gözüküyor. Maduro Hükümeti’nin ise Ulusal Meclisin desteğini gerektirmeyecek şekilde ekonomiyi doğru yönlendirebilmesi için yapabileceği pek çok şey var.

Venezuela muhalefeti devlet başkanı Nicolas Maduro’yu devirmek için yürüttüğü kampanyasına hız verdi ve bu yönde üç ayaklı bir stratejinin izleneceği açıklandı. Bu kampanyanın üç ayağını; Maduro’nun görev süresini kısaltmak için bir anayasa değişikliği, referandum çağrısı ve sokak gösterileri oluşturuyor.
Başkanın görev süresinin kısaltılmasını hedefleyen ilk taktik, Venezuela YÜksek Mahkemesi tarafından bertaraf edildi. Her ülkede olduğu gibi Venezuela’da da belli bir süreliğine seçilmiş başkanın görev süresinin değiştirilemeyeceği ifade edildi. Referandum çağrısı için ise imza toplama süreci halen devam etmekte.
Bu süreçte hükümetin üzerine düşen ise ekonomiyi düzelterek halk nezdindeki desteğini yeniden arttırmak. Ulusal mecliste çoğunluğu elinde bulunduran muhalefet ise bu konuda işbirliği yapmayacağını açıkça gösterdi. Hatta hükümetin bu yöndeki çabalarını ve para harcamasını engellemek için harekete geçti. Ancak Maduro hükümeti için bu işbirliğine ihtiyaç duymadan ekonomiyi düzeltme yolunda yapılabilecek şeyler var.
Birkaç yıldır ekonomideki en önemli problemin döviz-kuru sistemi olduğu aşikar, ve bu problem oldukça hızlı çözülebilecek bir şey. Ülkede şuan iki resmi döviz kuru bulunuyor, biri (DIPRO denilen) dolar başına 10 bolivar, diğeri ise (DICOM) denilen dolar başına 370 bolivar. Durum buyken doların karaborsaya düşmesi de kaçınılmaz oluyor. Karaborsada doların fiyatı yükseldikçe, dolara erişimi olmayan ithalatçılar çok daha fazla para ödemek zorunda kalıyor ve haliyle bu da enflasyonu yükseltiyor. Enflasyon yükseldikçe de daha fazla insan dolara yatırım yapmak istiyor, bu da kara borsadaki dolar fiyatını da arttırıyor ve döngü bu şekilde devam ediyor.
Bu tuzaktan kurtulmak için hükümetin dalgalı döviz kuruna geçmesi gerekiyor. Eski başkan Hugo Chavez bunu 2002 Şubat’ında para birimi kontrolü olmaksızın dalgalanmanın önünü açmıştı. Siyasette yaşanan huzursuzluğa rağmen (ABD destekli darbe yaşanmıştı) Merkez Bankası’nın uluslararası rezervleri artmıştı, ancak bu durum muhalefetin petrol grevine kadar sürmüştü.
Maduro’nun da Chavez gibi başta kalabilmesi için halkın desteğini tekrar misliyle kazanması, bunun için de ekonomik krizi çözme yolunda somut adımlar atması gerekiyor. Şuan bu krizi çözebilmek için zamanla yarışıyor. çünkü muhalefet, ekonomik krize yol açmakla suçladıkları Nicolas Maduro’nun koltuktan inmesi konusunda referandum yapılması için ilk aşamada 1.8 milyon imza toplamış ve Ulusal Seçim Konseyi’ne (CNE) teslim etmişti. Konseyin imzaları geçerli bulması halinde, muhalefet imza sayısını 4 milyona ya da kayıtlı seçmen sayısının yüzde 20’sine çıkarmak için çalışacak.
Konsey imzaları kontrol etmeye başlamadan birkaç saat önce haftalık radyo konuşmasında imzalarla ilgili görüşünü paylaşan Maduro, “Eğer ikinci aşamada imzaları topladıklarını ve referanduma gideceklerini söylerlerse, bunu kabul edileceğim” dedi.
Venezuela anayasasına göre, referandumun yapılabilmesi için Maduro’nun görev süresinin yarısını tamamlaması gerekiyordu. Bu sürenin yaklaşık iki hafta önce sona ermesiyle muhalefet, CNE’den referandum için imza toplama yetkisi almıştı.
Görünen o ki ABD güdümündeki muhalefetle karşı karşıya olan Maduro’nun yine ABD destekli muhalefetle mücadele etmeye çalışan Brezilyalı Rousseff’in başına gelenleri yaşaması kuvvetle muhtemel. Ancak Venezuela tarihinde bu kadar önemlisi yaşanmamış olan bu “yapay” ekonomik krizi aşması halinde halkın desteğini yeniden kazanacaktır.

İslamî Analiz

Kaynak : The Hill, Telesur

Exit mobile version