Site icon İslami Vahdet

Tümgeneral Caferi:Genç Devrim Muhafızları, küresel güç sistemini değiştirmeye hazır

İran Devrim Muhafızları Genel Komutanı, “Muhafızlar ve besic ordusunun, nizamın ana damarlarına nüfuz eden Batı yanlısı kimi odakların kendi teorik cehaletlerini dayatarak mübarek İslam İnkılabının hayat-ı tayyibesini kirletmesine izin vermeyeceklerini” vurguladı.

Welayet News – İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhammed Ali Caferi, bütün kuvvetlerin başkomutanı İmam Hamenei’nin huzurunda, İmam Hüseyin Askeri Üniversitesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, bu gün İslam tarihinin en büyük belirleyici olayının kalbinde bulunduklarına temasla, şöyle dedi: Bu kritik dönem, bir yandan İslam İnkılabının küresel istikbar ve istibdada karşı verdiği çok yönlü mücadelesinin ve diğer yandan ise İslami düzenin büyük İslam medeniyetini kurma yönünde model haline gelmesini önlemek için düşmanların sürekli olarak siyasi, kültürel, ekonomik ve istihbarat alanlarında yürüttükleri türlü plan ve desiselerin hasılıdır.

Tümgeneral Caferi, sözlerine şöyle devam etti: Başta Amerika olmak üzere küresel sulta düzeni, kendisine uyan bölgesel müttefiklerle birlikte İslam İnkılabına karşı bütün güçlerini yoğunlaştırmış bulunuyor. Ama Allah’ın izniyle bu güç yoğunlaşması, çözülme halindedir.

İran milletinin hakiki gücünün Allah’a iman ve tağutu inkar etmekten kaynaklandığını diyen Tümgeneral Caferi, “Amerika’nın açgözlülüğüne ve palavralarına karşı durmanın, İslami nizamın muktedirliğinin temel notasını teşkil ettiğini halkımızca iyi bilinmektedir” açıklamasında bulundu.

Düşmanların planlarını boşa çıkarma yönünde devrim muhafızlarının izlediği stratejilere değinen Tümgeneral Caferi, “İslam İnkılabı Rehberinin ideleri ve tedbirlerinin operasyon düzeylerine taşınması, İnkılabın yüce hedeflerinin izlenmesi ve inkılabi bir şekilde savunulması yönünde güç üretimi, özünden uzaklaşmasını önlemek adına İslam İnkılabının hem suretini hem de siretinin yeniden tanımlanıp okunması ve hakeza Batı uygarlığının kültürel, siyasal ve düşünsel akımının nüfuzuyla ve buna zemin hazırlayanlarla mücadele edilmesi, devrim muhafızlarının son yıllardaki en önemli stratejileridir” şeklinde konuştu.

Amerika’nın bölgedeki habis ve gerici rejimler üzerinden izlediği savaş eksenli yaklaşımını, İslam İnkılabının ardarda gelen başarıları ve küresel sulta düzenin İslam İnkılabının etkisini dizginleme yönündeki başarısızlığından kaynaklanan bir durum olarak niteleyen Devrim Muhafızları Genel Komutanı, “Bu fasit rejimlerin güce karşı duydukları şehvet, onları savunmasız ve mazlum Yemen halkına saldırma, Suriye halkını mülteci hale getirme, Irak’taki siyasi ve güvenlik sistemini bozma, tekfirci gurupları silahlandırma, korumasız Bahreyn halkını bastırma ve buna benzer trajik facialara itmiştir” dedi.

Tümgeneral Caferi, sözlerine devamla, “Bu şartlara rağmen, Müslüman milletlerin sığınağı olması gereken uluslararası İslami kurumların ne yazık ki hiç utanmadan Amerika ve İsrail’in bölgedeki çıkarlarını koruma aracına dönüştüklerini” söyledi.

İslami uyanış ve direnişin hala devam ettiğini vurgulayan Tümgeneral Caferi, “Bölge düzeyinde sürdürülen kanlı politik çabaların ve İslam ümmetinin birliğine karşı bu sözde İslami kurumlar tarafından çıkarılan Amerikan ve İsrail patentli bildirilerin İslami uyanış ve inkılabın hareketinin devam etmesine engel olamayacağını” belirtti.

Allah’ın izniyle, Müslümanların yakın bir zamanda uyanarak geleceğe dönük kendi arzu ve umutlarını hayata geçireceklerinin altını çizen Tümgeneral Caferi, şu açıklamalara yer verdi: Hakiki bildirileri çıkaranlar, Lübnan Hizbullah’ı, mazlum Filistin halkının intifadası, Yemen halkının mazlumca direnişi, anlayışlı Lübnan halkının birliği ve Bahreyn halkının meydanlarda zulme karşı yükselen feryatlarıdır. Bölge ve dünyada tevhidi-İslami değerlerin yayılması doğrultusunda İslam İnkılabının verdiği ilhamla ve insanlığın uyanışı sayesinde dünyada yeni bir asrın başlandığı ve Batı uygarlığının kokuşmuş ibahiyecilik bataklığını yok oluş mesirine yerleştirdiği bir sırada, ülke içinde belli bir düşünceyi temsil eden kimi zevatlar, yabancılara yarım bir bakışla İran’ın asil olan dini ve kültürel değerlerine karşı Batı uygarlığının çürümüş değerlerinden dem vurmaktadır. Bu zevat bilsin ki İslami İran’ın mümin, inkılabi ve şehitperver milleti, bu düşünceleri ve onları temsil edenleri ülkenin siyasi ve kültürel arenasında tahammül etmeyecektir. Ve inhiraf yolunda ısrar etmeleri halinde, velayet ve imamet çizgisinden uzaklaşarak kendilerini İran milletinin tarihi hafızasına kötü isim ve akibetle kazıtan öncekilerin başına gelen beladan kurtulmayacaklarını bilmelidirler.

Geçen 37 yılda olduğu gibi İslam İnkılabını canı gönülden savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Tümgeneral Caferi, “Muhafızlar ve besic ordusunun, büyük İran milletinin inkılabi ve değersel siresiyle birlikte, nizamın erkanına nüfuz eden Batı yanlısı kimi akımların türlü desiselerle kendi teorik cehaletlerini mübarek İslam İnkılabının hayat-ı tayyibesine dayatarak onu kirletmelerine müsaade etmeyeceğini” vurguladı.

Tümgeneral Caferi, bütün devrim muhafızlarının, İslam İnkılabı coğrafyasında kendi tarihi misyonunu omuzlayarak kendilerini tümüyle ona adamak için hazır vaziyette beklediklerinin altını çizerek, “Genç muhafızlar bu günde İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamenei’nin bilgece düşüncelerinden ilham alarak inkılabın aydın ufuklarını, o ilahi vadeleri ve yaratılışın o tarihi geleneğini gerçekleştirip küresel güç sistemini değiştirme yönündeki devrimci rollerini yerine getirmek için hazırdırlar” şeklinde konuştu.

 

Exit mobile version