Lübnan’da yayın yapan el-Meyadin Televizyonu’na yaptığı açıklamalarda İsrail’le Gazze arasında cereyan eden savaşın ‘ümmetin tarihinde bir ilk’ olduğunu söyleyen Şallah, “Direniş düşmanı ve dostlarını şaşkına çevirdi. Bu savaşta işgalci Siyonistlerin bütün şehirleri hedef alındı.” ifadelerini kullandı.
Şallah, Hamas’la Direniş’in şartları sağlanmadan herhangi bir ateşkes yapılmayacağı konusunda sözleşmiş olduklarını söylerken “Geçiş kapılarının açılması ve ablukanın kaldırılması Filistinlilere umut kaynağı olacaktır. Bu konu, Ramalah-Hamas-Mısır üçgeni ile ilgilidir. Geçiş kapıları sorunu çözülürse, anlaşmayı imzalayabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Şallah, “Kim direnişin silah bırakarak diz çökeceğini iddia ediyorsa, bu iddianın baştan kaybettiğini söylemek isterim.” dedi.
Şallah’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
-Filistin halkı imkansızı istemiyor. Bizim isteğimiz, geçiş kapılarının açılması ve ablukanın kaldırılmasıdır. Bizim sorunumuz Mısırla değil, İsrail’le.
-Önümüzde iki temel sorun var: İlki, İsrail saldırıları, ikincisi ise Mısır’ın Hamas’a karşı tutumu. -Şam Yönetimi, Hamas ve İslami Cihad’ı kucakladığında aslında Filistin’i kucakladığını biliyordu. Hafız Esed, İhvan’la sorunlar yaşamasına rağmen Filistin meselesini ayrı tutarak Hamas’a kapılarını açmıştı. Mısır da meseleye böyle bakmalıdır.
-Hazırlanan ateşkes taslağı Katar’a teslim edildi.
-Taviz veremeyeceğimiz minimum sınır ablukanın kaldırılması meselesidir.
-Burada Türkiye-Katar yolu yok. Hamas, Mısır ve Filistin yönetiminin rol üstlenmesini istiyor.
-Amerika, saldırıların ortağıdır. Hiçbir zaman bölgenin iyiliğini istemedi.
-Bu savaşın sonucunu şekillendirecek olan dinamik, direnişin sahadaki performansıdır.
-Şartlar, anlaşmanın açıklanacak kadar netleşmesi için olgunlaşmadı henüz.
-Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah ile bir araya geldim, Gazze’de yaşananlar hakkında müzakerelerde bulunduk.
-Lübnan ve Filistin direnişleri arasındaki ilişki tarihi bir kökene sahiptir.
-Siyonist saldırıları durdurma yönündeki her türlü çaba ve gayreti takdire şayan buluyoruz.
-İslami Cihad Hamas ve Filistin yönetimi ile olan iyi ilişkilerinde bir ayrım gözetmez.
-Mısır’ın dışında anlaşma için zemin bulacak başka bir kimse yok.
-Biz Mısır’ın ateşkes girişimi hakkında görüşümüzü beyan ettik. Mısır’ın şartları; katliam, yıkım ve kuşatmanın her türlüsüne maruz kalan Filistin halkının taleplerini karşılamıyor.
-Hamas ile direnişin şartları kabul edilmeden ateşkes olmayacağı yönünde anlaşmaya vardık.
-Geçiş kapılarının açılması ve ablukanın kaldırılması Filistinlilere umut kaynağı olacaktır.
-Kim direnişin silah bırakarak diz çökeceğini iddia ediyorsa, bu iddianın baştan kaybettiğini söylemek isterim.
-Geçiş kapıları mevzuu, Ramalah-Hamas-Mısır üçgeni ile ilgilidir.
-Geçiş kapıları sorunu çözülürse, anlaşmayı imzalayabiliriz.
-Abbas’ın arabuluculuk rolü üstlenmenin ötesinde tarihi bir pozisyon alması ve Filistin’in bir parçası gibi konuşması gerekiyor.
-Direnişin imkanları Siyonist düşmanın tahayyülünden çok daha fazladır.
-İsrail daha fazla baş kaldırma ve deli cesaretine kapılma yoluna giderse büyük zarara uğrayacak.
islamianaliz
