Nükleer antlaşma hususunda Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın İslami Şura Meclisi ve Ulusal Güvenlik Meclisi’nde dikkatlice incelenmesi ve bu antlaşmanın kanuni şekilde yürürlüğe konması gerektiğini söyleyen İmam Hamaney, ulusal çıkarlara uyma ve koruma konusunda önemli uyarılarda bulundu. İmam Hamaney ayrıca, mektupta değindiği dokuz ana temanın gerekliliği ve bağlı kalınması hususunda da gerekli hassasiyetin gösterilmesini istedi.
İşte İmam Hamaney’in İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye yazdığı mektuptan önemli kesitler:
“Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Değerli İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Ulusal Güvenlik Meclisi Başkanı!
Şu anda İran Meclisi’nde dakikçe incelenen ve özel komisyon, diğer komisyonlar ve nihayetinde Ulusal Güvenlik Meclisi’nden kanuni yollarla geçen Kapsamlı Ortak Eylem Planı unvanındaki antlaşma metni tarafımızdan görüş alınması için bize ulaşmıştır. Değerli şahsınız ve direk ve dolaylı olarak bu işte yer alan yöneticilerin ulusal çıkarları ve ülkenin maslahatını korumak adına yeterli fırsat edinmeniz için bazı noktalara değinmeği gerekli gördüm.
- Her şeyden önce bu mücadele sürecinde görev alan herkese takdir ve teşekkürlerimi sunarım.
- Değerli şahsınız, İslam Cumhuriyeti’nin yönetimi alanında görev aldığınız onlarca yıl sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nin nükleer enerji hususunda ve diğer hiçbir meselede İran’a karşı husumet ve hak ihlalinden başka bir yaklaşım göstermemiştir. Gelecekte de bu türden başka bir yöntem izlemesi uzak ihtimaldir. ABD Başkanı’nın tarafıma yazdığı İran İslam Cumhuriyeti’ni yıkma planının olmadığına dair iki mektubunun ardından dahili fitneler ve İslam Cumhuriyeti muhaliflerine mali yardım hususunda hızlı davranması asıl gerçeği ortaya çıkarmıştır. Kendisinin açıkça askeri saldırı tehdidi, Amerikalı liderlerin asıl niyetini ortaya koymuştur. ABD ile süren düşmanlığın nedeninin İran’ın, İslam Cumhuriyeti hüviyetini ve mahiyetini taşıması olduğunu siyaset dünyası bilmektedir. Sulta ve istikbar karşısında, hak İslam duruşunu sergilemek, Filistin halkını ve direniş güçlerini savunmak ABD’nin İran’a düşmanlığını sürekli kılmaktadır. Bu düşmanlık İslam Cumhuriyeti ayakta ve güçlü olduğu müddetçe devam edecektir.
Şüphesiz Amerika’nın düşmanca niyetlerine karşı bilinci korumak ve müzakere süreci boyunca İslam cumhuriyeti yetkililerinin sergilediği dik duruş, birçok zaman tahrip edici zararların oluşmasını engelleyebilmiştir.
Bununla birlikte Kapsamlı Ortak Eylem Planı şeklinde oluşan müzakere sonuçları bazı belirsizlik ve yapısal zaaflara sahiptir. Antlaşmanın birçok yeri dakik gözlemlenmenin olmaması durumunda ülkenin şimdiki ve gelecekteki durumuna büyük zarar verebilecek niteliktedir.
3. Meclisin oluşturduğu 9 maddelik kanun ve Ulusal Güvenlik Şurası’nın sunduğu 10 maddelik onay maddesi mutlaka uyulması gereken faydalı ve etkili noktalara sahiptir. Bununla birlikte antlaşmada yer alan birçok meseleye vurguyla bazı gerekli noktalara da tarafımızca değinilmiştir.
- İran’ın müzakereleri haksızca uygulanan ekonomik ve mali ambargoların kaldırılması hedefiyle kabul etmesi ve Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın İran’ın verdiği taahhütlere uyması şartıyla yürürlüğe girecek olması nedeniyle karşı tarafın bu şartları bozmasını engelleyecek yeterli ve güçlü teminat ve garantinin alınması gerekir. Örneğin ABD Başkanı ve Avrupa Birliği’nin ambargoların kaldırılmasıyla ilgili yazılı bir metnin hazırlanması ve duyurulması gerekir. ABD ve AB’nin duyurusunda ambargoların tamamen kaldırıldığının açıkça belirtilmesi gerekir. Ambargo yapısının devamlılığına işaret edecek her türlü açıklama Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın bozulması demektir.
- Karşı taraf ülkelerin sekiz yıllık dönem içerisinde her merhale ve her türlü bahanelerle bir yaptırım uygulaması, Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın bozulması sayılacaktır. Devlet bu hususta meclisin onayladığı üç madde uyarınca gerekli adımları atmakla görevlidir ve Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın yürürlülüğü durdurulmalıdır.
- Sonraki iki madde ile ilgili atılacak adımlar sadece UAEA’nın şimdiki ve geçmişteki dosyaları sonlandırması halinde gerçekleşmelidir.
- Erak tesisinin ağır reaktör hüviyetinin korunmasıyla yeniden faaliyete geçmesi yönündeki teşebbüsler yalnızca yerine geçebilecek güvenli ve kesin bir mukavele ve yeterli teminatın verilmesine bağlı olmalıdır.
- Zenginleştirilmiş uranyumun başka bir ülkeye taşınması maddesi, bu konuda güvenli bir mukavelenin ve yeterli teminatın verilmesi durumunda icra edilmelidir.
- Meclisin onayına göre atom enerjisi sanayisinin orta vadede, 15 yıla kadar çeşitli alanlarda ilerlemesi ve 190 bin santrifüje ulaşmasını ön gören kalkınma planı için gerekli tasarı ve projelerin temin edilmesi ve Ulusal Güvenlik Şurası’nın dikkatle incelemesi gerekir. Bu plan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndaki bazı maddelerden kaynaklı endişelerden temizlenmesi gerekir.
- Atom Enerjisi Kurumu, icra makamında çeşitli alanlarda araştırma ve gelişimi, sekiz yılın sonunda Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nda yer alan uranyum zenginleştirme hususunda hiçbir teknik eksiklik göstermemesi gerekir.
- Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın belirsiz kalan yerleri, karşı tarafın tefsir ve açıklamalarıyla kabul edilemez ve merci ve esas müzakere metnidir.
- Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndaki karışıklıklar ve belirsizlikler ve ayrıca karşı tarafın özellikle de Amerika’nın hile, kanunsuzluk ve verilen ahdi bozma ihtimali, işlerin ilerlemesini, karşı tarafın taahhütleri yerine getirmesini, yukarıda belirtilen hususların gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol edecek ve bilinçli, akıllı ve güçlü bir heyetin kurulması gerekir. Bu heyetin oluşumu ve görevi Ulusal Güvenli Şurası’nde tayin edilmeli ve onaylanmalıdır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak Ulusal Güvenlik Yüksek Şurası’nın 19/05/94 (17/08/2015) tarihli 634. Oturumu teyit edilmiştir.
Son olarak birçok oturumda değerli şahsınıza ve diğer devlet yetkililerine ve açık oturumlarda aziz halkımıza da belirttiğim üzere, her ne kadar ambargoların kaldırılması zulmün ortadan kalkması ve İran halkının hukuki haklarına kavuşması manasına gelse de ekonominin gelişmesi, hayat standartlarının iyileşmesi ve var olan sorunların giderilmesi Direniş Ekonomisinin ciddiyetle ve tüm boyutlarıyla uygulanması dışında gerçekleşmesi mümkün değildir.
Değerli şahsınız ve diğer devlet yetkililerinin başarılarını Cenabı Allah’tan niyaz ederim
Seyyid Ali Hamanei”
