Burası Fue ve Keferya’dır, 40 bin nüfuslu ilçeleri ile 5 yıldır savaş alanıdır ve 1 yıldır teröristler tarafından kuşatılmıştır.
Tesnim Haber Ajansı- Suriye’nin kuzeyinde yer alan Şii bölgeleri olan Fue ve Keferya 5 yıldır çatışmalarla boğuşmakta ve bir yıldır da kuşatılmıştır. Edleb bölgesinin kalbinde yer alan ilçeleri teröristler her yönden kuşatmıştır.
Teröristler tarafından yapılan roket ve füze saldırıları, kuşatma altındaki yüzlerce kadının ve çocuğun ölmesine neden olmuştur.Bu ilçelerde yaşayan vatandaşlar yağmur suyu ve yollarda yetişen çimenlerle hayatta kalma mücadelesi veriyorlar ve insan hakları savunucusu uluslararası camia ise bu insani facia karşısında gözlerini kapatmaktadır. Bu ilçelerde artık hiç bir ilaç ve ilk yardım malzemesi bulunamamaktadır ve her gün çocuklar salgın hastalık yüzünden masumca can vermektedir.
Burası Fue ve Keferya’dır, öyle bir yer ki artık günahsız 3 yaşındaki çocuk ağlamak için nefes alamamaktadır ve onun oyun arkadaşları ölümle boğuşmaktadır. Bu ilçelerin %90’ı tahrip olmuş durumdadır ve hatta teröristlerin zamansız saldırıları karşısında kadınlar ve çocukların emniyetinin sağlayacak kimse bulunmamaktadır. Öyle ki kuşatılmış bu ilçelerde artık kuru ekmek dahi bulunamamaktadır ve çocuklar çöplerden bile yemek bulamamaktadır ancak bu şehrin halkı her an şu cümleyi tekrar etmektedir: Burası Fue ve Keferya’dır, son nefese kadar direniş devam edecektir.
Orta yaşta bir adam insan hakları örgütüne seslenerek şunları söylüyor: BM ve ona bağlı olan İnsan Hakları Örgütünden, kendilerini tanımladıkları gibi olmalarını yani insani davranışlarda bulunmalarını istiyorum.
Kuşatma altında bölgede 40 bin rokete şahit olan ve azap çeken bu insanlar da insandır. Bunlar konu değildir ki sadece söylemek için söyleyelim, bu konular dikkat edilmeli ve görülmelidir. Kinle dolu bir genç kız büyük bir duygu yoğunluğu ile habercilere şunları söylemektedir: Verdiğimiz her şeyi İmam Hüseyn’e verdik… Eğer herkes beni unutsa da… Allah bizim hakkımızı alacaktır ve biz yolda ilerlemeye devam edeceğiz… Hatta eğer babam ve kız kardeşim şehit olsa da mücahitliğe devam edeceğiz hatta eğer bizden bir kişi kalsa bile…
Eğer yaşamak istiyorsak kuşatma kırılmalıdır çünkü bu duruma tahammül etmek mümkün değildir.
