Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, haftalık olağan basın toplantısında Türkiye’nin ve bölgenin gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, düzenlediği basın toplantısıyla İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi’ne katılacak olan 57 İslam ülkesi liderine seslendi.
Kamalak, “Bu zirvenin üzerinde, yıllardır zulme ve ambargoya maruz kalan Filistinli masumların vebali ve sorumluluğu vardır. Bu zirvenin üzerinde, Suriye’de hayatını kaybeden 470 bin insanın, 14 milyon mültecinin vebali ve sorumluluğu vardır. Bu zirvenin üzerinde, emeği sömürülen, kaynakları yağmalanan, ülkeleri parçalanan 2 milyar Müslümanın vebali ve sorumluluğu vardır. Geliniz, mevcut dünya düzenine teslim olmak yerine Yeni Bir Dünya’yı kuracak kararlara imza atın” dedi.
Bugün İstanbul’da başlayacak olan İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile ilgili bilgiler veren Kamalak, bu yılki zirvenin ana temasının ‘Adalet ve Barış için Birlik ve Dayanışma’ olduğunu hatırlatarak, “ Biz Milli Görüşün tek temsilcisi olan, Saadet Partisi olarak bütün iyi niyetimizle, bütün samimiyetimizle, bu zirvenin hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyoruz. Bu zirvede alınacak kararların; İslam ülkelerinin gerçekten birlik ve beraberliğine, gerçekten huzur ve güvenine, gerçekten barış ve kardeşliğine hizmet etmesini temenni ediyoruz” dedi.
TABLODAN ÜMİTVAR DEĞİLİZ
Geçmişte yaşanan tecrübelerden ve bugün içinde bulunan acı tablodan dolayı ümitvar olmadıklarını kaydeden Kamalak, “Neden mi? Çünkü: İslam İşbirliği Teşkilatı, 1969 yılında, yani bundan tam 47 yıl önce, Mescid-i Aksa’nın yakılma girişimi üzerine kurulmuştu. Ama Mescidi Aksa bugün tarihinin en dramatik günlerini yaşıyor. İlk kıblegahımız bugün İsrail askerlerinin postallarıyla pervasızca çiğneniyor, kirletiliyor. İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce, İslam ülkeleri arasındaki birlik ve dayanışmayı arttırmak için kurulmuştu. Ama bugün, tam tersine, İslam dünyası tarihin en dağınık, en parçalanmış dönemlerinden birini yaşıyor. İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve kültürel işbirliğini arttırmak için kurulmuştu. Ama bugün İslam ülkeleri bırakın işbirliğini, tarihin en kanlı ırk ve mezhep fitneleriyle boğuşuyor. İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce, İslam ülkelerinde huzur ve güveni sağlamak için kurulmuştu. Ama bugün, İslam ülkelerinin her biri, kaosun, anarşinin, terörün kol gezdiği bir coğrafyaya dönüşüyor” diye konuştu.
