Lübnan Hizbullah’ı Genel Sekreteri, direniş ekseni ve düşmanları arasında devam eden çatışmaya değinerek, “Direniş ekseninin bu çatışmada kazanacağını ve asla yenilgi yüzünü görmeyeceğini ve Filistin meselesinin bir kez daha çatışmanın tek mihveri haline geleceğini” vurguladı.
Welayet News – Lübnan Hizbullah’ı Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, Siyonistlerin güney Lübnan’dan çıkarıldığı yıl dönümü münasebetiyle bir konuşma yaptı. Nasrullah’ın konuşmasında öne çıkan satır başlıkları şöyle:
“Direniş bayramı, Lübnan’ın gücü, geleceği ve tarihinin bir parçasıdır”.
Özgürlük ve direniş bayramını kutlamak, bizim diri bir ümmet olduğumuzun kanıtı ve bu bayramın tarihimizin, güç ve geleceğimizin bir parçası olduğunun göstergesidir. Tüm Lübnan halkının bu bayramı kendi zaferleri olarak telakki edip milli bir bayrama dönüştürmelerini istiyorum.
Bu bayramı görmezden gelenleri, partisel taassupları ve siyasi çekişmeleri bir kenara bırakmaya çağırıyorum.
Şu anımızı ve geleceğimizi güvenceye almak için bu zaferin ve milli devrimin anlamını genç neslimize aktarmalıyız.
“İsrail, asıl düşman ve en büyük tehdittir”
İsrail’in gerçek ve asli düşman olduğunu sürekli hatırımızda tutmalı ve hatırlatmak gerekir. Bu düşman, kaynaklarımıza, toprak ve kutsallarımıza göz dikmiş vaziyette. Bu rejimin bidayetinden günümüze kadar Filistin’de yaptıklarını hatırımızda tutmalıyız. İsrail, pusuda bizi bekleyen en büyük tehdittir ve bazıları onu bir müttefik haline getirmenin çabasını vermektedir.
Eskiden beri Arapların zilletine tanık olduğumuz halde, İsrail lehine yeni cephelerin kurulduğunu ve bu rejimle uluslararası düzeyde işbirliği yapıldığını görmekteyiz. Bazıları direnişi kabul etmiyorsa, en azından direnişe karşı açık ya da gizli planlardan el çekmelidir.
“Direniş ekseni, kazanacak ve Filistin çatışmanın yegane mihveri olacaktır”.
Bu çatışmada direniş ekseni, kazanacak ve asla yenilgi gününü görmeyecektir. Filistin meselesi de bir kez daha çatışmanın tek ekseni olacaktır.
“Belediye seçimleri, Hizbullah ve Emel Hareketi arasındaki ittifakın gücünü kanıtladı”.
Ordu,millet ve direniş arasındaki denklem hala Lübnan’da ve bölgede saldırı altındadır. Güney bölgesinde tanık olduğumuz seçim şöleni, direnişin ve direniş evlatlarının büyük fedakarlıkları sayesinde gerçekleşti.
Belediye seçimleri, Hizbullah ve Emel Hareketi arasındaki ittifakın gücünü ve dayanıklı oluşunu ispatladı.
Biz seçimlerde görecelilik kuralını hala onaylıyoruz. Hükümet, yapılacak parlamento seçimlerinin de çerçevesini oluşturacak olan yeni seçim yasasına göre kurulmalıdır.
Seçimlerde görecelilik yasasını kabul etmeyenler, gücü ele geçirmekte ısrar eden kimselerdir. Bizim parlamento veya cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasıyla bir sorunumuz yoktur. Hizbullah’ı seçimleri durdurmakla suçlamaları, ahlaki ve siyasi taahhütlerimizden el çekelim diye aleyhimizde yapılan psikolojik savaşın bir parçasıdır.
“Amerika’nın şu anki yönetimi, kendi sınırlarının dışında bir takım kazanımlara muhtaçtır”.
Amerika’nın şu anki yönetimi, iktidarını devam ettirmesi adına ülke dışında bir takım kazanımlara muhtaçtır.
İŞİD’in sonu gelmek üzere. Önümüzdeki aşamalar tedbirle ve yorulmadan karşılanmalı ve Lübnan, bölgenin fiili durumunu dikkate alarak birliğini ve sağduyusunu, özellikle de güvenlik konularında korumalıdır.
“Nihai zafer, Siyonist ve tekfirci planın bölgeden silinmesidir”.
Biz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada yolumuza devam edeceğiz ve zaferden zafere koşacağız. Gerçek zafere ulaşana dek yani bölgedeki tüm tekfirci ve Siyonist planları yok edene kadar çabalarımızı sürdüreceğiz.
