Şimdi okuyacağınız açık mektup, Şii bir gencin Sadık Şirazi’ye mektubudur. Oweis.ir sitesinde yayınlanan bu mektubu Türkçe’ye tercüme ederek sunuyoruz.
Bismillahirrahmanirrahim
Esselamu aleykum ve rahmetullah
İlk bakışta benim gibi Şii bir gencin başka bir Şii’nin davranışlarını eleştirmem hoş gözükmeyebilir. Ama biz öyle bir mektebin takipçileriyiz ki bu mektebin reisi şöyle buyurmuşlardır : “Bana en yakın olan kardeşim, ayıplarımı bana söyleyendir.” Ben de İmam Sadık’ın bu sözüne göre amel ederek eleştiri ve sorularımı, edep ve saygı çerçevesinde şahsınıza sunuyorum.
1.) Aklımda oluşan ilk sorum ve eleştirim şöyledir ki kardeşiniz Muçteba Şirazi’nin sözlerine ve davranışlarına bakışınız nasıldır ? Muçteba Şirazi’nin Ayetullah Behcet ve Ayetullah Hamaney’e lanet etmesini ve onları tekfir etmesini doğru mu buluyorsunuz ? Eğer doğru buluyorsanız neden bunu açık bir şekilde beyan etmiyorsunuz; yok eğer yanlış buluyorsanız neden kardeşinize bu iğrenç amel ve sözlerinden dolayı uyarıda bulunmuyorsunuz ? Nasıl oluyor da siz ve size bağlı müesseseniz İslam ülkelerinin önde gelenlerine mektup yazarak onlara tavsiyelerde bulunuyorsunuz ama İslam alimlerine kötü küfürlerle hakaret eden kardeşinize (ayrıca yönetiminin elinizde olduğu Fedek kanalının müdürü olan Yasir El Habib, Muhammed Hidayeti, Hasan Allahyari ve diğerlerine )nasihat vermekten çekiniyorsunuz ? Sizin de yakından tanıdığınız Ayetullah Xezeli kendi oğlunun hatalarını ve yanlış yolda oluşunu fark edip onu kendinden uzaklaştırdıysa ve Ayetullah Gilani de İslam’a karşı çıkan iki oğluna da idam hükmü verdiyse bunları örnek almanız gerekmez mi ?
2.) Neden sizin takipçileriniz ve size bağlı ofisiniz İslam’ın ve özellikle de Şia’nın katı düşmanlarına biat eden bazı kişileri himaye etmeye çalışıyor ? Mesela neden sizin himayeniz altında olan Muhammed Hidayeti’yi ve ‘Allame’ sıfatını verdiğiniz Yasir El Habib gibi zararlı kişileri koruyorsunuz ? Acaba neden ‘Amerika’nın Sesi’ kanalının aktif yöneticilerinden olan ve Hz. Mehdi ile görüştüğünü iddia eden Hüseyin Kazımeyni Brucerdi gibi bir şahsı ve onu savunan Muhammed Hidayeti gibi birini ve onun sahibi olduğu Selam TV’yi koruyorsunuz ? Yoksa Muhammed Hidayeti’nin ne amaçlı biri olduğunu bilmiyor musunuz ?
3.) Bir müddet önce münafıkları derin bir muhabbetle korudunuz ve dediniz ki ‘Münafıkların cezası ölüm değil, onları öldürmek Peygamber ahlakına karşı olmaktır’ . Bu düşüncenize geniş bir şekilde cevap verilse de siz bu münafıkların döktüğü kanlardan habersiz misiniz ? (Editörün notu: İmam Hamaney’e yakınlığıyla bilinen Üstad Ali Rıza Penahiyan bu konuda Şirazi’ye çok keskin ve ayrıntılı cevaplar vererek onun her cümlesini çürütmüştü.) Hz. Peygamber Mekke’yi fethettiğinde o zamanki münafıkların davranışı ile İran İslam İnkılabından sonraki münafıkların davranışlarında fark olmadığını göremediniz mi ? Hz. Peygamber Mekke’yi fethettiğinde ona korkularından dolayı Lebbeyk diyen münafıklar ile İran İslam İnkılabından bu yana 18 bin insanımızı katleden münafıkların davranışı arasında büyük benzerlik olduğunu anlayamadınız mı ? Yoksa Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in savaştığı ve cehenneme gönderdiği kişiler münafık değil miydi ? Sizin görüşünüz ile Bakara suresinin 178 ve 179. Ayetleri arasında bir ihtilaf yok mu, görüşleriniz bu ayetleri inkar etmiyor mu ?
4.) Sahibi olduğunuz müessese (defteriniz) tarafından verilen beyanatta Müslüman ülkelerindeki önde gelen şahısları barışa ve kardeşliğe davet ettiniz. Buradaki sözleriniz çok güzel sözlerdir. Ama sizin kendiniz ve sizin yakınınızda olan kişiler ve sizi taklit eden kişiler bu beyanata uygun davranışlarda bulunsaydınız daha güzel olmaz mıydı ? Nasıl oluyor da Vahdet haftasına karşı çıkıyor ve kardeşliğe davet ettiğiniz Sünni önderlerin mukaddesatlarına hakaret ve lanet yağdırıyorsunuz ? Bunları yaparken diğer taraftan da Sünni önderleri kardeşliğe davet ediyor ve Şia’ya karşı güzel sözlerde bulunmalarını bekliyorsunuz. Sizce bu mantığa sığan bir iş mi ?Rica ediyorum İran’da oluşan Cundullah terör örgütünü araştırın. Sizin ve takipçilerinizin sözlerinizi ve yayınladığınız videoları kullanarak terör ve intihar saldırılarında bu sözlerinizi bahane olarak nasıl kullandıklarına şahit olacaksınız. Evet, sizin ve takipçilerinizin sözleri teröristleri Şia öldürmek için tahrik ediyor.
5.) Sizin yakınınızdaki kişiler sizi, Hz. Hüseyin’in şiarlarını ve hedefini dirilten biri olarak göstermeye çalışıyorlar. Şimdi sorum şudur : 2009 yılında İslam düşmanları, İran’da aşura gününde bir camiyi ve Hz. Hüseyin’in bayraklarını yaktığında neden sustunuz ve tepki göstermediniz. Halbuki sizden başka tüm müçtehitler bu olaya tepki göstermişti. Siz ki lanet okumayı çok iyi biliyorsunuz. Yoksa Hz. Hüseyin’in hedeflerini diriltemediniz mi ? Hz. Hüseyin’in hedefleri ölmüş müydü ki siz o hedefleri dirilttiğinizi zannettiniz ?
Ümit ediyorum ki Sadık Şirazi hazretleri bu sorularımı ve uyarılarımı cevapsız bırakmaz.
Oweis.ir sitesinden islamivahdet.com tarafından tercüme edilmiştir.
